🪀 Ph 5.5 Olan Yüz Temizleyiciler

7. SABUNSUZ TEMİZLEYİCİLER TERCİH EDİN. Sabunsuz temizleyicileri tercih edin. Sabunlar cildi kuruttuğu için pH’ı 5.5 olan sabunsuz temizleyiciler veya yağ ile gliserin oranı yüksek 55 pH değeri ile asit manto gelişimini desteklediği klinik olarak kanıtlanmıştır. Buğday tohumu yağı, vitaminler ve amino asitler, d-pantenol içerir. Cildin doğal lipid dengesini korur, cildin yenilenmesine yardımcı olur. Paraben, sabun ve alkali içermez. Dermatolojik ve Klinik olarak test edilmiştir. Yağlı sabun kullanın: Sabunlar deriyi kuruttuğundan, pH'ı 5.5 olan sabunsuz temizleyiciler veya yağ ve gliserin oranı yüksek sabunlar kullanılmalıdır. Kimyasallardan korunun: Deterjan, aseton ve kimyasallarla sık temastan kaçının. SebamedClear Face Temizleyici Yüz Toniği 150Ml. 0 530 775 05 01; 0 (312 ) 911 99 49; Favoriler; TEMİZLEYİCİLER. MASKELER; PEELINGLER; TONİKLER DermoqlinYüz Temizleme Jeli 5.5 pH değerine sahip formülasyonu ile cilt bariyerine zarar vermeden cildinizi temizleyerek ölü cilt hücrelerinden arındırır. Cildin doğal pH seviyelerine yakın oluşu sayesinde cildi doğal, sağlıklı yağlarından arındırmadan temizler. İçeriğinde bulunan nemlendirici bileşenler ve kaplan otu LAURİLAMİN OKSİT. CAS NUMARASI: 308062-28-4. Dodesildimetilamin oksit (DDAO) olarak da bilinen lauril amin oksit, bir C12 (dodesil) alkil kuyruğu olan bir amin oksit bazlı zwitteriyonik yüzey aktif maddedir. Lauril amin oksit, bu tipte en sık kullanılan yüzey aktif maddelerden biridir. Enönemli etken, yağ üretimindeki artıştır. Ergenlik dönemindeki hormonal değişimler ve etkiler nedeniyle, yağ bezleri büyür ve yağ üretimi artar. Yağ bezlerinin salgıladığı hlfAEQ. Genç ve sağlıklı bir cilt için düzenli olarak cilt bakım yaptırmak gerekir. Tüm bunlara ek olarak canlı bir cilt görünümü için aynı zamanda iyi beslenme, düzenli uyku, dışarıda yürüyüş, stresle baş etme, yeterli su içme ve güneşten korunma gerektirir. Peki, cilt sağlığı için son derece önemli olan cilt bakımı nedir, nasıl yapılır ve ne işe yarar? Cilt Bakımı Nedir ve Neden Yapılır? Cilt bakımı, günlük cilt temizliği rutinini içine alan ve cildin ihtiyacı olan nemi sağlayan bir süreçtir; amacı ise gözeneklerin tıkanmasını engellemek, cildi matlaştıran yağı ve kiri temizlemek, cilt üzerindeki ölü tabakayı gidermek ve cildin hava almasını sağlamaktır. Böylece cilt zamanla tazelenir, canlanır ve parlaklık kazanır. Cilt; güneş ışınlarından, hava kirliliğinden, soğuk hava ve rüzgârdan bunların yanı sıra kozmetik ürünlerden olumsuz olarak etkilenir. Zamanla kir, yağ ve kozmetik artıkları cildin derinliklerine nüfuz ederek gözenekleri tıkar, cildin nefes almasını engeller, cildi matlaştırır ve ciltte lekelerin ve kırışıklıkların oluşmasına sebep olur. Cildin bu olumsuz etkenlerden korunabilmesi için bakıma ihtiyacı vardır. Peki, kişinin günlük cilt bakım rutini nasıl olmalı ve bu süreçte nelere dikkat edilmelidir? Evde Cilt Bakımı Nasıl Yapılır? Cildimizin sağlıklı, ışıl ışıl ve güzel görünmesi için temizliğinin ve nemlendirilmesinin çok iyi yapılması gerekir. Sosyal medya fenomenleri kendi kendilerine hazırladıkları ev tipi ürünlerle ya da birkaç malzemenin karıştırılıp hazırlanmasıyla uygulanan karışımların cilde çok iyi geldiğini savunurlar. Evde uygulanan cilt bakımı metodları arkadaş tavsiyesiyle, kulaktan dolma bilgilerle cilt tipine uygun olmayabilir ve cilde zarar verip tahriş edebilir. Evde cilt bakımı çoğu zaman cilde yarar sağlamaktan çok zarar getirir. Özellikle sivilcelerin, aknelerin ve siyah noktaların sıkılması epidermis tabakasına yani cildin üst tabakasına zarar verir. Cildin üstünde bulunan kirler ve yağ tabakası yüzeysel temizleyicilerle temizlenemez. Ölü deri kalıntıları, gözeneklerin tekrar tıkanmasına sebep olur, gözeneklerdeki yağlar kılcallardan yayılıma sebep olur, akne ve sivilce oluşumları tam olarak temizlenmediği için kısa sürede tekrarlanır ve asla sağlıklı ve parlak bir cilt için cilt temizliği son derece önemlidir. Çevresel faktörlerden dolayı cilt yüzeyinde biriken kir ve yağ birikintilerini ve makyaj kalıntılarını gözenekleri tıkamasının önüne geçmek için cilt mutlaka temizlenmeli ve cildin ihtiyacı olan günlük cilt bakımı yapılmalıdır. Fakat bu süreçte cildin özelliklerine uygun bakım yapmak, cilt yapısına uygun cilt bakımı ürünlerini kullanmak son derece önemlidir. Kore Cilt Bakımı nedir? Koreli kadınlar duru ve cam gibi görünen ciltlerinin güzelliğini, uzun vadede sabırla uyguladıkları rutin cilt bakımı sayesinde yakalıyorlar. Düzenli ve doğru ürünler kullanılarak elde edilen bu muhteşem cilt yapıları için uyguladıkları Kore cilt bakımı rutinleri yedi basamaktan oluşuyor. Yağ bazlı temizleyiciler cilt yüzeyindeki kirin ve makyajın kolay bir şekilde temizlenmesini sağlıyor Köpük ya da jel bazlı temizleyiciler birinci aşamada kullanılan yağ bazlı temizleyiciyi çözmek için kullanılıyor ve ciltteki kirlerin büyük kısmı gideriliyor. Peeling ve maske uygulaması cildin ölü deri ve kalıntılardan temizlenmesini sağlıyor. Haftada bir uygulanması gereken bu rutin, yüze uygulanan vitamin serumlarının daha iyi emilmesini sağlıyor. Tonik kullanımı ciltte kalmış kirlerin temizlenmesini sağlıyor aynı zamanda pH dengesini ayarlamaya yardımcı oluyor Göz ve cilt için serum kullanımı yüksek konsantrasyona sahip serum uygulamaları cildin alt tabakalarına inerek yaşlanma karşıtı etki ediyor. Nemlendirici uygulaması cilt tipine özel nemlendiricilerin cilde yedirilmesi suretiyle uygulanıyor. Güneş koruyucu ise her mevsim kullanılması neredeyse zorunlu olan, güneşin zararlı etkilerini her mevsim minimuma indirme özelliğinde olması sebebiyle büyük önem taşıyor. Cilt Bakımı Yapılırken Nelere Dikkat Etmek Gerekir? Herkesin cilt yapısı farklıdır; ciltlerin birbirinden farklı özelliklere sahip olması, cilt bakımında da birbirinden farklı bakım metotları uygulanmasını gerektirir. Kuru ve yağlı cilt bakımı, birbirinden tamamen farklı iki cilt bakımı olarak algılansa da, her iki cilt için de amaç aynıdır, bu nedenle mutlaka düzenli ve özenli cilt bakım rutinini uygulamak gerekmektedir. Sadece cilt yapılarına uygun olan temizlik ve bakım ürünleri kullanmak gerekir. Kuru ciltler, nemi hapsetme özelliği içeren bakım ürünlerine ve neme, diğer cilt tiplerine oranla daha fazla ihtiyaç duyan bir yapıdadır. Bu tip ciltlerde nem ihtiyacı karşılanmadığı takdirde cilt hızla yıpranmaya, kurumaya, bozulmaya başlar ve yaşlılığa karşı daha savunmasız duruma gelir. Bu nedenle kuru ciltlerin bakımında nemlendirme özelliği yüksek ürünlerin kullanılması cilt sağlığını korur. Yağlı cilt, çoğu zaman karma cilt yapısı ile karıştırılabilir. Karma cilt yapısında lokal yağlanmalar oluşurken yağlı cilt yapısında genel yağlanmalar mevcuttur Kişinin yüzünün tamamında yağlı ve parlayan bir yapı mevcuttur. Bu cilt yapısına sahip kişilerde yüzdeki sebum üretimi normalden fazla seviyede bulunduğu için özellikle sebum seviyesinin ayarlanması ve kontrol altına alınması gerekir. Bunun için doğru ve etkili bakım ürünleri kullanılmalıdır. Karma cilt bakımı, hem kuru cildin hem de yağlı cildin bir arada bulunduğu cilt yapısıdır. Karma cilt yapısına sahip olan kişiler günlük cilt bakım rutinini oluşturmakta ve rutine sadık kalmakta zorlanabilirler. Karma ciltlerde T bölgesi olarak adlandırılan alın burun ve çene bölgesi yanaklara ve yüzün geri kalan kısmına oranla daha yağlıdır. Lokal yağlanma ve lokal kuruluk olarak tanımlanan bu cilt yapısında rutin temizlik ve cilt bakımı daha özenli olmalıdır. Yağlı veya karma ciltler; ciltte ölü hücrelerin birikmesini, siyah noktaların artmasını gözeneklerin genişlemesini önlemek için kil bazlı arındırıcı maskeler ve kükürt maskeleri kullanılmalıdır. Renklenmeye eğilimli lekelere sahip ciltler ise C vitamini maskesi kullanmayı tercih etmelidir ancak aktif akneli aşırı hassas ciltler için ürünü haftada bir kez hücre yenilenmesini hızlandırmak için kullanabilirsiniz. Günlük Cilt Bakımı Nasıl Olmalı? Günlük cilt bakımının olmazsa olmazı cilt temizliğidir. Cilt temizliğini yaparken, kullandığımız ürünün cilde uygunluğunu pH derecesi ile belirlemeliyiz. pH derecesinin ile aralığında olan ürünlerin kullanılması gerekir. Cilt pH seviyesini uygun aralıkta tutmak cildin sivilce, akne oluşumları, tahriş ve cilde zararlı bakterilerden korunmasını sağlayarak kalkan görevi görür. Sıcak su kullanımı cildin susuz kalmasına neden olacağı için, günlük cilt bakımında ılık suyla yıkamak her zaman cildin biraz daha nemli kalmasını sağlar. Cilt tipine uygun tonik seçimiyle cilt yüzeyinde bulunan toksik maddelerin giderilmesi gerekir. Günlük cilt bakımında cilt özelliklerine uygun nemlendirici sürülerek cildin nemli kalması sağlanır. Nem hapsedici özelliğe sahip özel formülasyona sahip ürünler cildin yaşlanmasını geciktirir. Her gün yapılan yarım saatlik yüz masajı ciltteki kan dolaşımını arttırıcı özelliğe sahiptir. Her gün cilde uygulanacak olan, güneşin zararlı etkilerinden koruyucu güneş kremi uygulaması ciltte oluşabilecek ince kırışıklıkların ve lekelenmelerin önüne geçer. Günlük cilt bakımı oldukça önemlidir ancak günlük cilt bakım rutininde kullanılan kozmetik ürünler cilde derinlemesine nüfuz edemediği için cilt matriksinde kir ve yağ birikerek var olmaya devam eder. Bu nedenle hastalarımıza günlük cilt bakım rutini nin yanı sıra düzenli olarak medikal bir cilt bakımı yaptırmalarını öneriyoruz. Cilt ihtiyaçlarını belirleyerek klinik bir ortamda daha detaylı tedaviler gerçekleştirilmelidir. Kişiselleştirilmiş uygulamalarla cilt siyah noktalardan, sivilcelerden ve ölü hücrelerden arındırılır, cildin nem ve yağ dengesi sağlanır. Medikal Profesyonel Cilt Bakımı Nedir, Nasıl Yapılır? Medikal cilt bakımı, cilt uzmanları tarafından uygulanan, profesyonel cilt bakım ekipmanları kullanılarak cildin temizlendiği ve vitamin, mineral vb. ürünlerle beslendiği bir işlemlerin tümünü kapsar. Dermokozmetik ürünler kullanılarak yapılan, akne, sivilce ve siyah nokta gibi olumsuz cilt problemlerini ortadan kaldırmaya yönelik, cildin canlılığını kazandırmayı hedef alan uygulamalar bütününe profesyonel cilt bakımı adı da verilir. Profesyonel cilt bakımı kapsamında siyah noktalar temizlenir, gözeneklerin tıkanması önlenir, cildi canlandırmaya ve gençleştirmeye yönelik yapılan işlemler sırasında kolajen üretimi tetiklenir. Tüm bu uygulamalar cildin estetik görünmesini sağlar ama bununla birlikte cilt sağlığı için de son derece önemlidir. Medikal cilt bakımı, halk arasında profesyonel cilt bakımı olarak da bilinir. Birçok kişi profesyonel cilt bakımının evde cilt bakımından ne gibi farklılıkları olduğunu ve neden yapılması gerektiğini merak eder. Medikal cilt bakımının evde yapılan günlük cilt bakım rutininden en büyük farkı cildi derinlemesine temizlemesiyle ilişkilidir. Evde yapılan günlük cilt bakım rutininde kullanılan ürünler ciltte yüzeysel bir temizleme sağlar, cilt nefes almadığı için zamanla cilt yüzeyinde istenmeyen görüntüler oluşur. Oysaki profesyonel cilt bakımları cildi derinlemesine temizler, cildin tüm katmanlarının nefes almasını sağlar, kan dolaşımını artırır. Cildin ihtiyacı olan takviyeler cildin bütün katmanlarına nüfuz ederek dokuların onarılmasını sağlar; zamanla cilt yüzeyindeki lekeler yok olur, ince kırışıklıkların oluşumu önlenir. Medikal cilt bakımı cildin çevresel faktörlere karşı daha korur. Cildinin sağlığını korumak ve genç kalmasını sağlamak isteyen birçok kişi medikal cilt bakımında neler var’ sorusunun cevabını merak eder. Profesyonel cilt bakımı çok kapsamlı bir süreçtir, birden fazla aşamadan oluşur. Profesyonel cilt bakımının aşamaları; Cilt Analizi Her cilt yapısı farklıdır; cilt bakımının kapsamı ve hangi ürünlerin kullanılacağı kişiye özel olarak belirlenmelidir, bu nedenle cilt bakımı için öncelikle cilt analizi yapılmalıdır. Cilt Temizliği Cilt bakım rutinin olmazsa olmazı cilt temizliğidir; cildin ihtiyacı olan bakımı yapmadan önce cilt yüzeyi uygun ürünlerle temizlenmesi gerekir. Peeling Cilt temizliği için yüzeysel temizlik yeterli değildir; cildin kirden ve ölü derinden arınması gerekir. Buhar Terapisi Tıkalı gözenekler, cildi besleyici ürünlerin cilt altı dokuya derinlemesine nüfuz etmesini engeller. Buhar terapisi ile cilt yumuşatılır ve siyah noktalardan arındırılır. Leke tedavisi Ciltteki koyu lekeler babyface yani thulium lazer ya da radyofrekans destekli uygulamalarla tedavi edilir. Cilt Beslenir ve Nemlendirilir Cildin canlı ve sağlıklı olmasını sağlayan ciltte doğal olarak bulunan hyaluronik asit, vitamin, mineral vb. gibi bileşenlerdir. Cilt derinlemesine temizlendikten sonra cilt tipine uygun olarak belirlenmiş takviye yapılır. Cilt Analizi Nedir, Nasıl Yapılır? Cildin derinlemesine temizlenmesine, tazelenmesine ve gençleşmesine yardımcı olmak için işlemin nasıl yapılması gerektiğini belirleyen ilk adım cilt analizidir. Cilt analizi, ciltte yaşanan sorunları detaylı bir şekilde belirlemek için cilt analiz cihazları yardımıyla yapılan bir uygulamadır, amacı ise ciltte oluşan leke, ince çizgi, kırışıklık vb. tüm sorunların nedeni belirlemektir. Bu sayede cildin özel olarak tüm ihtiyaçları karşılanır. Cilt analizi sırasında belirlenen sorunlar doğrultusunda ciltteki geniş gözenekler, kırışıklıklar, sarkmalar ve lekeler için cildin ihtiyaçları doğrultusunda lazer, radyo frekans uygulamaları, mezoterapi, ultrason, somon DNA, gençlik aşısı, PRP gibi uygun uygulamaları medikal cilt bakım uygulamalarını desteklemek için kullanılabilir. Bu uygulamalar cildi besleyen aynı zamanda da cildin kolajen üretimini tetikleyen yaşlanma karşıtı uygulamalardır. Medikal Cilt Bakımın Faydaları Nelerdir? Düzenli olarak uygulanan profesyonel cilt bakımı; Cildin tazelenmesini ve canlanmasını sağlar, Yaşlanmayı geciktirir; ciltteki ince çizgilerin ve kırışıklıkların oluşması engellenir, Gözenekleri temizler; cilt nefes alır ve böylece siyah nokta ve leke gibi sorunların önüne geçilmiş olur. Kan dolaşımını artırır, Cildin sebum dengesini korur, Cildin sıkılaşmasını sağlar. Medikal cilt bakımı cildi çevresel faktörlere karşı korur ancak tam anlamıyla engelleyemez. Düzenli olarak uygulanmayan cilt bakımı sonrasında cilt yüzeyinde tekrar kir ve ölü deri birikmeye başlar ve zamanla cilt zarar görür. Bu nedenle profesyonel cilt bakımının gerçek etkilerinin görülebilmesi için mutlaka düzenli olarak uygulanması gerekir. Hydrafacial Cilt Bakımı nedir? Hydrafacial cilt bakımı, cilt temizliğini yaparken aynı zamanda ciltteki problemlerin çözümünü sağlayan ve cildin gençleşmesine yardım eden anti–aging bakım sistemi ve profesyonel cilt bakımı uygulamasıdır. Hydrafacial cilt bakımında cildin yenilenmesi, lekelerin ve aknelerin temizlenmesi sağlanırken yaşlanma karşıtı bakım da uygulanır. Vakumlama sistemiyle çalışan Hydrafacial cihazı cilde zarar vermeden, nazikçe temizler, acısız ve ağrısız bir teknolojisi cildin yenilenmesini sağlar ve cildin parlak, sağlıklı ve genç görünmesine yardımcı olur. Cildi derinlemesine temizleyen vakumlu vortex başlık, gözenekleri kapatan yağları ve siyah nokta oluşumlarını aspire eder, cildi mikroskobik düzeyde soyarak ölü deriyi çıkartır. Hyaluronik asit, antioksidan ve proteinden zengin peptit solüsyonları derinin en alt katmanına kadar ince kırışıklıkları, çizgileri ve lekelenmeleri tedavi eder. Cildin pürüzsüz, yumuşak, soft ve canlı görünmesini sağlar. Profesyonel cilt bakım uygulamalarından olan Hydrafacial ile cildin en alt katmanına kadar cilt temizliği yapılır, cildi soyma, nemlendirme ve antioksidan serum uygulaması işlemleri tek seansta ve hızlı bir şekilde uygulanır. Erkeklere Özel Cilt Bakımı Günümüzde erkek cilt bakımı kadınların uyguladığı cilt bakımı kadar önemli bir yere sahiptir. Yakışıklılığın, karizmanın ve modern duruşun ilk basamağı temiz bir cilttir. Işıltılı, genç ve dinamik bir cilt için uygun cilt temizleyiciler ile cilt temizliği yapılmalıdır. Erkekler için özel olarak tasarlanmış tonikler cildin temizlenmesi sonrasında kalan artık kirleri ciltten uzaklaştırır. Etkili şekilde temizlenen cilde nemlendirici uygulanarak cilt üzerinde nemin tutulmasına karşı bir bariyer oluşturulmalıdır. Kullanılan nemlendiricinin güneşin zararlı ışınlarından koruyucu özelliğinin bulunması önemlidir. Göz çevresi için tasarlanan uygun bir nemlendirici ile masaj yapılması göz kenarı kırışıklıklarının azalmasını sağlar. Haftada bir ya da iki haftada bir uygulanacak olan maske ve peeling yöntemi ile cilt temizliği derinlemesine yapılır. Etkili cilt bakımı ile parlayan, sağlıklı genç bir cilt elde edilir. Cilt Bakımı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Cilt Bakımı Yapılmalı mı? Cildin genç ve sağlıklı kalabilmesi ve kusursuz bir görünüme sahip olabilmesi için düzenli olarak cildin derinlemesine temizlenmesi, vitamin ve nem takviyesinin yapılması gerekir. Cildin tüm ihtiyaçlarını karşılanabilmesi de profesyonel bir cilt bakımı ile mümkündür, bu sebeple düzenli olarak cilt bakımı yapılmalıdır. Medikal profesyonel cilt bakımı cilde zarar verir mi? Medikal cilt bakımları alanında uzman dermatologlar tarafından gerçekleştirilir. Uygulama sırasında kullanılan tüm ekipmanlar ve ürünler FDA onaylıdır ve sağlığa kesinlikle bir zararı yoktur. Uygulanan cilt bakımı cildin gerçekten kirden ve kalıntılardan arındırdığı için ve cildin ihtiyacını karşıladığı için cilt sağlığı açısından zararlı olmaktan daha çok faydalıdır. Medikal profesyonel cilt bakımı ne sıklıkla yapılmalı? Medikal cilt bakımları cildin tüm ihtiyacını karşılar ve çevresel faktörlere karşı korumaya alır ancak bu etkinin devam edilebilmesi için ortalama olarak ayda bir defa uzman bir dermatolog eşliğinde profesyonel bir cilt bakımı yapılmalıdır. Cilt bakımı fiyatları? Cilt bakımı fiyatları kullanılan cihazlara veya cilt bakım ürünlerinin markasına ve çeşitliliğine göre değişkenlik gösterir. Sağlık Bakanlığı onaylı merkezlerin internet sitelerinde fiyat belirtmeleri yasal değildir. +902122414624 no’lu telefondan bizleri arayarak ya da İstanbul-Nişantaşı’ndaki kliniğimizi ziyaret ederek cilt bakım fiyatları hakkında bilgi alabilirsiniz. Sağlıklı cilt parlak, pürüzsüz, nemli ve ton farklılıkları olmayan cilt olarak tanımlanıyor. Cildin bu sağlıklı yapısını korumasını ise derimizin üzerinde bulunan asit manto sağlıyor. Asit mantosunun içeriğinde derimizin ürettiği sebum salgısı denilen yağ salgısı ve ter bulunuyor. Cildin pH değerinin bu sayede olduğunu anlatan Dermatoloji Uzmanı Dr. Mehtap Kıdır, s “Yani sağlıklı cildin bir numarası var. O da pH Cildin pH değeri denildiğinde kastedilen derimizin ne kadar asidik veya alkali olduğudur. Bu değer asidik bir değerdir, sağlıklı bir cilt hafif asidiktir.” dedi. Cildin pH dengesinin bozulmasının ciltte kuruma, kırışıklıklarda artış, egzema oluşumu, sivilcelenme gibi sorunlara neden olacağını belirten Dr. Mehtap Kıdır, “Ayrıca pH değerindeki bozulmalar enfeksiyonlara davetiye çıkarıyor ve cildin güneş gibi dış etkenlere karşı da hassasiyetini artırıyor. Bu nedenle biz dermatologlar hem cilt temizliğinde hem de sonrasında kullanılan nemlendirici kremlerin pH sağlayacak ürünler olmasını öneriyoruz.” diye konuştu. Sağlıklı bir cildin numarası olduğunu unutmayın! Kıdır, şunları kaydetti "Bugünlerde cildimizin sıkça temas ettiği sabun 11 pH değeri, kolonya ise pH değeriyle cildin koruyucu tabakasına zarar verebiliyor. Cilt dengesini koruyabilmek için cildi her gün pH değerinde bir temizleyiciyle yıkamak ve arkasından da dermatologun önerdiği, cilt yapısına uygun bir nemlendirici kullanmak gerektiğinin altını çizen Dr. Mehtap Kıdır, şunları söylüyor “Yıkama cildin asit mantosunun kendini yenilemesi ve gözeneklerin açılarak temizlenmesi için gerekli. Ancak bunu yaparken gereğinden fazla yıkamak, yıkarken aşırı ovalamak ve fazlaca soyucu peelingler kullanmak da cilt pH’mızı bozarak daha asidik hale gelmesine neden olur. Sabun gibi temizleyiciler, cildimizdeki nem ve yağ dengesini bozarak pH’nı daha alkali yapar. pH dengesi bozulan ciltte kolajen yapımı azalarak kırışıklıklar artar ve cildin sıkılığı ve canlılığı azalır. Bu nedenle sağlıklı cildin bir numarası olduğunu unutmamalı, dermokozmetik ürün seçerken ürünün üzerinde pH ile uyumludur’ ibaresini aramalıyız. Cildin ideal pH numarasını koruyan ürünler cildinizi derinlemesine temizlerken zararlı dış etkenlere karşı direncini de artırır. Ayrıca nem kaybını önleyerek kuruluk, tahriş, egzama gibi problemlere de neden olmaz.” Doğru pH değerine sahip ürünlerle derinlemesine temizleme Sabun, alkali, alkol, mineral yağlar ve koruyucu maddeler içermeyen Sebamed Temizleyici Kompakt, normal, hassas ve problemli ciltler için, pH değeri taşıyan, hafif ve aktif temizleyici maddelerle gözeneklerde derinlemesine temizlik sağlıyor. İçerdiği doğal amino asitler sayesinde cildin nem dengesini koruyor, D-Panthenol ise cildi besleyip, yenileyip yumuşatıyor. Sebamed Likit Yüz ve Vücut Temizleme Jeli ise hassas ve normal ciltler başta olmak üzere tüm cilt tiplerinde yüz ve vücut temizliği sağlıyor. Cildi tahriş etmeden ve kurutmadan gözenekleri derinlemesine temizleyen Sebamed Likit Yüz ve Vücut, nem dengesini koruyor, cilde esneklik ve yumuşaklık da veriyor. Her iki ürün de ph değerinde olduğu için cildin koruyucu bariyerini destekleyerek dış etkenler, kuruluk,irritasyon, alerji ve egzama gibi tehlikelerinin önüne geçiyor. Aynı zamanda doktorlar tarafından cilt hastalıklarının tedavisinde destekleyici olarak öneriliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. İnci Sak, cilt kuruluğuna değinerek, "Özellikle Covid 19 pandemisi nedeniyle hayatımıza dahil olan dezenfektanların aşırı kullanımından, deterjan, aseton ve kimyasallarla aşırı temastan kaçınılmalıdır. Fazla dezenfektan kullanımı da cildi kurutuyor " dedi. Giriş Tarihi 1229 Sağlığın ve güzelliğin en önemli göstergelerinden sayılan ve vücudumuzu tüm dış etmenlere karşı bir zırh gibi koruyan cilt tabakası, mevsim koşullarından doğrudan etkilendiği için özellikle kışın özel bir bakıma ihtiyaç duyuyor. Öyle ki sadece havaların soğuması değil nem oranının düşmesi, su tüketiminin azalması, rüzgar, hava kirliliği, güneş ışığını daha az aldığımız için duygu durumumuzun da stresli hale gelmesi gibi nedenler de çeşitli deri hastalıklarını tetikliyor. Bunların başında da halk arasında deri kuruluğu olarak bilinen kseroz sorununun geldiğini ifade eden Dermatoloji Uzmanı Dr. İnci Sak, "Kışın cilt sağlığımızı korumak için banyo ve duşta kullandığımız ürünlere dikkat etmeli, cildimizi nemlendiren ürünler kullanmalı, bol su içmeli ve sağlıklı beslenmeliyiz. Doymamış yağ asitlerinden zeytin yağı zengin beslenme de cilt kuruluğunu önlemede fayda sağlar. Yemeklerde yeterli miktarda zeytin yağı tüketmekte fayda var" diye konuştu. Bebekler ve yaşlıların risk altında olduğuna değinen Sak, "Özellikle bebek ve çocuklar ile ileri yaşta olanlar, çok sık duş alanlar, yüzme havuzuna gidenler, kuru ve sert iklim bölgelerinde yaşayanlar deri kuruluğu sorunuyla daha çok karşılaşıyor. Mevsimsel etkinin yanı sıra kışın kalorifer, soba ve ısıtıcıların etkisiyle ortam nemi azaldığı için ciltte kuruma da kaçınılmaz hale geliyor. Kuruluk özellikle kollarda ve bacaklarda daha belirgin oluyor. Bu bölgelerde daha az yağ bezi bulunur. Yüz, diğer vücut bölgelerine göre daha su geçirmezdir. Deri geçirgenliğinde ise lipitlerin yağların kritik rolü vardır. Sık duş alındığında doğal deri lipitlerinin yeniden oluşabilmesi için yeterli süre olmadığı için kuruluk özellikle yağ bezleri daha az olan kol ve bacaklarda belirgin olur" ifadelerini kullandı. 'RASTGELE NEMLENDİRİCİ KULLANMAK DOĞRU DEĞİL' Ciltteki kuruluğun, soyulma ve kaşınmaya neden olduğunu söyleyen Sak, "Tedavi edilmeyen cilt kuruluğu pullanma, soyulma, kaşıntıya sebep olabiliyor. Kuruluk bu evreye gelmeden önce dermatoloji uzmanına danışmak gerekir. Kişinin şikayetleri, belirtilerin süresi ve şiddetinin tedavi şeklini belirliyor. Bazen sadece nemlendirici yeterli olurken kimi durumlarda antihistaminik ilaçlar, topikal kortikosteroid kremler kullanmak gerekir. Rastgele nemlendirici kullanmak doğru değil. Hastanın deri tipine ve şikayetlerine uygun nemlendiriciler kullanılmalı" şeklinde konuştu. SICAK SUYLA ALINAN DUŞLAR DERİ KURULUĞUNU ARTIRIR Pandemide şikayetlerin arttığına değinen Sak, "Mevsimsel nedenlere bağlı olarak gelişen cilt kuruluğunun yanı sıra pandemi döneminde çok sık sabun ve dezenfektan kullanımı nedeniyle kontakt egzama şikayetlerinde artış yaşanıyor. Bu rahatsızlık deride kuruluk ile başlıyor. Tedavi edilmezse kaşıntı, kızarıklık, çatlaklar ve soyulmalar ile ilerliyor. Kuruluğu önlemek için soğuk havalarda açıkta kalan bölgeleri, özellikle ellerimizi eldivenle korumamız gerekir. Sık duş almak vücut hijyeni için gerekli olsa da uzun süren, banyo köpükleriyle yapılan ve çok sıcak suyla alınan duşlar deri kuruluğunu artırır. Bu nedenle banyo ve duş süresi kısa tutulmalı, duştan çıktıktan sonra mutlaka cilt tipine uygun nemlendiriciler kullanılmalı. Sabunlar deriyi kuruttuğundan pH'ı sabunsuz temizleyiciler veya yağ ve gliserin oranı yüksek sabunlar kullanılmalı. Özellikle Covid 19 pandemisi nedeniyle hayatımıza dahil olan dezenfektanların aşırı kullanımından, deterjan, aseton ve kimyasallarla aşırı temastan kaçınılmalıdır. Fazla dezenfektan kullanımı da cildi kurutuyor. Çok dar giysiler sürtünmeye bağlı deride kuruluk ve tahrişe neden olabileceğinden kıyafet seçimine de dikkat edilmelidir" diye konuştu. 'GÜNEŞ KORUYUCU ÜRÜNLER KIŞ AYLARINDA DA İHMAL EDİLMEMELİ' Sözlerini sürdüren Dr. Sak şöyle konuştu "Özellikle ofis ortamında çalışanlar, klimanın neden olduğu düşük neme bağlı cilt kuruluğundan korunmak için ortamın nem oranına özen göstermelidir. Güneş koruyucu ürünler kış aylarında da ihmal edilmemeli, özellikle kayak yapanlar mutlaka kullanmalıdır, hem cildi korur hem nemlendirir. Cilt kuruluğunu engellemek için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bol su tüketimidir. Sadece suyla değil, bitki çayları ya da meyve sularından da gerekli sıvı ihtiyacı karşılanabilir. Su dışında yediğimiz besinler de cilt kuruluğuna etki eder. Hızla oluşan kilo kayıpları, dengesiz beslenme deride kuruluğa neden olur. Özellikle bol meyve ve sebze tüketimi cilt sağlımız için gereklidir. Doymamış yağ asitlerinden zeytin yağı zengin beslenme de cilt kuruluğunu önlemede fayda sağlar. Yemeklerde yeterli miktarda zeytin yağı tüketmekte fayda var. " Sık el yıkama, alkol içeriği yüksek olan dezenfektan, kolonya ve pH değeri yüksek sıradan sabun kullanımının cildin doğal koruyucu bariyerine zarar verebileceğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Mehtap Kıdır, bu durumun ciltte kuruma, çatlama, tahriş ve egzama gibi sorunlar yaratabileceğine dikkat çekiyor. Dr. Kıdır, ellerimizi sık yıkadığımız bu dönemde cildin doğal pH'ı olan değerine geri dönmesini hızlandıracak nemlendiriciler kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Dermatolojik veklinik onaylı Sebamed El ve Tırnak Balsamı, pH değeri ile cildin doğal koruyucu örtüsünü destekleyerek tahrişi önlüyor, elleri nemlendirip ipeksi yumuşaklık sağlıyor, tırnakları günlerde sık sık el yıkama ve dezenfektan kullanımının özellikle pH değeri uygun olmayan temizleyiciler kullanmak cilt üzerinde bulunan pH değeri olan asit manto dediğimiz koruyucu tabakasına da zarar verdiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Mehtap Kıdır, bu dönemde ellerimize iyi bakmazsak ilerleyen günlerde kuruma, çatlama ve kızarmanın ötesinde çok daha ciddi cilt sorunlarıyla karşılaşabileceğimizi yıkadıktan sonra tekrar dezenfektan kullanmayınEllerin mümkün olduğunca bol su ve pH değeri cilde uygun temizleyiciler kullanarak 20 saniye süreyle yıkanması gerektiğini söyleyen Dr. Mehtap Kıdır, şöyle devam ediyor "Ellerimizi bu şekilde yıkadıktan sonra tekrar kolonya veya dezenfektan kullanmaya gerek yok. Dezenfektanlar alkol oranı yüksek ürünler olduğu için cildin koruyucu bariyer tabakasına zarar vererek deride daha çok kuruma ve çatlama yaparlar. El dezenfektanlarını sadece su ve sabuna erişimin mümkün olmadığı durumlarda kullanmalıyız."Oje kullanımına ara verinBirçok mikrobu barındırabilme potansiyeli yüksek olan tırnakların temizliğinin de ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatan Dr. Mehtap Kıdır, böylesi riskli bir dönemde estetik kaygıları bir kenara bırakarak mikroplar için rezervuar görevi gören tırnakların mümkün olduğunca kısaltılmasını, oje ve aseton kullanımını sınırlandırmayı öneriyor. Sık el yıkama, alkol içeriği yüksek olan dezenfektan ve kolonya kullanımı sonucu tırnaklar da tıpkı ellerimiz gibi kuruyacağını, kırılabileceğini ve kat kat ayrılabileceğini anlatan Dr. Kıdır, "Ellerimizi nemlendirdiğimiz gibi tırnaklarımızı da ihmal etmemeli, elimizi yıkayıp kuruladıktan sonra nemlendiriciyi tırnaklarımıza masaj yaparak yedirmemiz gerekir. pH değerine sahip bir ürünü tercih ederseniz tırnaklarınız esnekliğini, çatlak ve çiziklere karşı dayanıklılığını artırmış olursunuz" oluşumunda ilk sinyal kurulukturDr. Kıdır, bu dönemde ev temizliğinde kullanılan çamaşır suyu, sirke, deterjan gibi ürünlerin direkt ellerle temas etmemesi gerektiğini hatırlatarak bu ürünlerle temizlik yaparken mutlaka eldiven kullanılması gerektiğinin de altını çiziyor. Bu tarz temizlik ürünlerinin eldivensiz kullanımının egzema gelişme ihtimalini arttıracağına dikkat çeken Dr. Mehtap Kıdır, şunları söylüyor "Egzema gelişiminde ilk sinyal kuruluktur. Bu nedenle, temizlik ürünleri ile pH'ı bozulmuş cildimizi doğal pH değeri olan geri döndürecek ve cilde bariyer fonksiyonunu geri kazandıracak nemlendiriciler kullanmalıyız. Nemlendiricinin 10 -15 dk elimizde kalması yeterlidir. Derimiz kurudukça kuru toprak gibi önce küçük gözle görülmeyen, daha sonrada gözle görülen büyük çatlaklar oluşur. Egzema gelişmişse farklı bir nemlendirici türü olan bariyer krem dediğimiz kremler kullanılmalıdır. Elinizdeki egzemalar nemlendiricilere rağmen geçmiyor, çatlaklar derinleşmiş ve artık acı, ağrı, kızarıklık şişme oluyorsa bu aşamada bir dermatologa başvurmanız gerekir."pH değeriyle cilt bariyerini koruyan pH değeri ile Sebamed El ve Tırnak Balsamı, ellerin ve tırnakların ihtiyaç duyduğu nemi sağlıyor. Cilt tarafından kolayca emilen ve yağlı his bırakmayan Sebamed El ve Tırnak Balsamı, içeriğindeki papatyadan elde edilen bisabolol sayesindecildi rahatlatarak cildi yatıştırıyor ve tahrişi önlemeye yardımcı oluyor. D-Panthenol ve allantoin hızlı iyileşme sağlayıp, cildin yenilenmesine destek olurken, hidrolize keratin ise tırnakları güçlendirip daha dayanıklı hale getiriyor. Dermatolojik ve klinik olarak test edilen Sebamed El ve Tırnak Balsamı, renklendirici, mineral yağlar, silikon yağı, alkol ve halojenli organik bileşikler de içermiyor. Dermatoloji bölümü Sebamed Alkol Sağlık Haberler Dermatoloji Uzmanı Dr. İnci Sak, cilt kuruluğuna değinerek, "Özellikle Covid 19 pandemisi nedeniyle hayatımıza dahil olan dezenfektanların aşırı kullanımından, deterjan, aseton ve kimyasallarla aşırı temastan kaçınılmalıdır. Fazla dezenfektan kullanımı da cildi kurutuyor " dedi. Sağlığın ve güzelliğin en önemli göstergelerinden sayılan ve vücudumuzu tüm dış etmenlere karşı bir zırh gibi koruyan cilt tabakası, mevsim koşullarından doğrudan etkilendiği için özellikle kışın özel bir bakıma ihtiyaç duyuyor. Öyle ki sadece havaların soğuması değil nem oranının düşmesi, su tüketiminin azalması, rüzgar, hava kirliliği, güneş ışığını daha az aldığımız için duygu durumumuzun da stresli hale gelmesi gibi nedenler de çeşitli deri hastalıklarını tetikliyor. Bunların başında da halk arasında deri kuruluğu olarak bilinen kseroz sorununun geldiğini ifade eden Acıbadem Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. İnci Sak, "Kışın cilt sağlığımızı korumak için banyo ve duşta kullandığımız ürünlere dikkat etmeli, cildimizi nemlendiren ürünler kullanmalı, bol su içmeli ve sağlıklı beslenmeliyiz. Doymamış yağ asitlerinden zeytin yağı zengin beslenme de cilt kuruluğunu önlemede fayda sağlar. Yemeklerde yeterli miktarda zeytin yağı tüketmekte fayda var" diye ve yaşlıların risk altında olduğuna değinen Sak, "Özellikle bebek ve çocuklar ile ileri yaşta olanlar, çok sık duş alanlar, yüzme havuzuna gidenler, kuru ve sert iklim bölgelerinde yaşayanlar deri kuruluğu sorunuyla daha çok karşılaşıyor. Mevsimsel etkinin yanı sıra kışın kalorifer, soba ve ısıtıcıların etkisiyle ortam nemi azaldığı için ciltte kuruma da kaçınılmaz hale geliyor. Kuruluk özellikle kollarda ve bacaklarda daha belirgin oluyor. Bu bölgelerde daha az yağ bezi bulunur. Yüz, diğer vücut bölgelerine göre daha su geçirmezdir. Deri geçirgenliğinde ise lipitlerin yağların kritik rolü vardır. Sık duş alındığında doğal deri lipitlerinin yeniden oluşabilmesi için yeterli süre olmadığı için kuruluk özellikle yağ bezleri daha az olan kol ve bacaklarda belirgin olur" ifadelerini kullandı.'RASTGELE NEMLENDİRİCİ KULLANMAK DOĞRU DEĞİL'Ciltteki kuruluğun, soyulma ve kaşınmaya neden olduğunu söyleyen Sak, "Tedavi edilmeyen cilt kuruluğu pullanma, soyulma, kaşıntıya sebep olabiliyor. Kuruluk bu evreye gelmeden önce dermatoloji uzmanına danışmak gerekir. Kişinin şikayetleri, belirtilerin süresi ve şiddetinin tedavi şeklini belirliyor. Bazen sadece nemlendirici yeterli olurken kimi durumlarda antihistaminik ilaçlar, topikal kortikosteroid kremler kullanmak gerekir. Rastgele nemlendirici kullanmak doğru değil. Hastanın deri tipine ve şikayetlerine uygun nemlendiriciler kullanılmalı" şeklinde SUYLA ALINAN DUŞLAR DERİ KURULUĞUNU ARTIRIR'Pandemide şikayetlerin arttığına değinen Sak, "Mevsimsel nedenlere bağlı olarak gelişen cilt kuruluğunun yanı sıra pandemi döneminde çok sık sabun ve dezenfektan kullanımı nedeniyle kontakt egzama şikayetlerinde artış yaşanıyor. Bu rahatsızlık deride kuruluk ile başlıyor. Tedavi edilmezse kaşıntı, kızarıklık, çatlaklar ve soyulmalar ile ilerliyor. Kuruluğu önlemek için soğuk havalarda açıkta kalan bölgeleri, özellikle ellerimizi eldivenle korumamız gerekir. Sık duş almak vücut hijyeni için gerekli olsa da uzun süren, banyo köpükleriyle yapılan ve çok sıcak suyla alınan duşlar deri kuruluğunu artırır. Bu nedenle banyo ve duş süresi kısa tutulmalı, duştan çıktıktan sonra mutlaka cilt tipine uygun nemlendiriciler kullanılmalı. Sabunlar deriyi kuruttuğundan pH'ı sabunsuz temizleyiciler veya yağ ve gliserin oranı yüksek sabunlar kullanılmalı. Özellikle Covid 19 pandemisi nedeniyle hayatımıza dahil olan dezenfektanların aşırı kullanımından, deterjan, aseton ve kimyasallarla aşırı temastan kaçınılmalıdır. Fazla dezenfektan kullanımı da cildi kurutuyor. Çok dar giysiler sürtünmeye bağlı deride kuruluk ve tahrişe neden olabileceğinden kıyafet seçimine de dikkat edilmelidir" diye konuştu.'GÜNEŞ KORUYUCU ÜRÜNLER KIŞ AYLARINDA DA İHMAL EDİLMEMELİ'Sözlerini sürdüren Dr. Sak şöyle konuştu "Özellikle ofis ortamında çalışanlar, klimanın neden olduğu düşük neme bağlı cilt kuruluğundan korunmak için ortamın nem oranına özen koruyucu ürünler kış aylarında da ihmal edilmemeli, özellikle kayak yapanlar mutlaka kullanmalıdır, hem cildi korur hem nemlendirir. Cilt kuruluğunu engellemek için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bol su tüketimidir. Sadece suyla değil, bitki çayları ya da meyve sularından da gerekli sıvı ihtiyacı karşılanabilir. Su dışında yediğimiz besinler de cilt kuruluğuna etki eder. Hızla oluşan kilo kayıpları, dengesiz beslenme deride kuruluğa neden olur. Özellikle bol meyve ve sebze tüketimi cilt sağlımız için gereklidir. Doymamış yağ asitlerinden zeytin yağı zengin beslenme de cilt kuruluğunu önlemede fayda sağlar. Yemeklerde yeterli miktarda zeytin yağı tüketmekte fayda var. "Demirören Haber Ajansı / Sağlık Hava Kirliliği Koronavirüs Kayseri Sağlık Haberler

ph 5.5 olan yüz temizleyiciler