🎯 Dilimizi Yabancı Dillerden Korumak Için Neler Yapabiliriz
Dilbir milletin kendini ifade ediş tarzıdır, bir milletin kültürü , yaşam biçimidir . Bir ülkede dil çözülürse , kimliğini kaybederse orada yaşayan millet de çözülür ve kimliğini kaybeder . Bu yüzden bizler de dilimize çok önem vermeli ve onu yabancı dillerin etkisinden korumak için farklı çalışmalar yapmalıyız .
Oysa bu ülke hepimizin; Kemalist de olsan, türban da taksan, sevsen de sevmesen de onu bunu; kimse kimse için “Bu ülkeden kaçış rehberi”, “Ya sev ya terket gibi.” gibi abuk sabuk yönlendirmelere girmesin, girişmesin. Demokrasi dediğimiz de bu olmalı galiba; “Farklı da olsak birbirimize katlanabilmek, hoşgörülü olmak.”.
Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Korumak İçin Neler Yapabiliriz. Sonraki. Tohum ve Meyve Çiçeğin Hangi Kısmında Oluşur. İlk yorum yapan olun
Böyle bir tehdidin var olduğunu bilmek bile bunu önlemek için çok büyük bir adımdır. Bu tehdit dil kurallarında (söyleyiş, yazım) ve başka dillerden alıntılarda görülmektedir. Yabancı kelimeler öncelikle teknolojik gelişmeler sonucu yeni bunan aletlerin ismiyle girmiş: televizyon monitör, cd, video
Dili Korumak. Dili korumak çok önemlidir. Dil ve din bir milleti meydana getiren başlıca iki unsur olarak gösterilir. Asırlar boyu dinin, kültürün, geleneklerin ve değerlerin dil aracılığıyla yayılabildiği ve yozlaşabildiğini bilmekteyiz. Sahip olduğumuz bu bilgi, dilimizi her türlü musibetten korumamız gerektiği
Soru Dilimizi korumak için neler yapılmalı? Cevap: Televizyonlardaki yapımlarda Türkçeyi geliştirecek, sevdirecek doğru kullanımı teşvik edecek programların yapılması, tabelaların yabancı dilde değil Türkçe kelimelerle yazılması. 3. ETKİNLİK “Dilimiz Kuşatma Altında” metninin konusunu ve ana fikrini yazınız.
Dil sorunlarından baktığımızda en tehlikeli ve en önemlisi olan, yabancı dillerden sözcüklerin dilimize girip yerleşmesidir. Türk Dilimize yabancı kelime girmesi 16. yüzyıl da Farsça ve Arapça kelimelerin kullanımının artmasıyla başlamış, 17. yüzyılda ise Fransızca da bu diller arasına eklenmiştir.
Gzam91h. Dilimizi Yabancı Dillerden Korumak İçin Neler Yapabiliriz Kayıtsız Üye dilimizi yabancı dillerden korumak için neler yapabiliriz bilgi verirmisiniz Cevap Dilimizi Yabancı Dillerden Korumak İçin Neler Yapabiliriz Deli Sevdam Dilimizi Yabancı Dillerden Korumak İçin Neler Yapabiliriz Dil yaşayan bir varlıktır. Kendisini oluşturan ulusun yaşamıyla birlikte gelişir; o ulusun türkülerini, efsanelerini, destanlarını, geleneklerini, düşünce sistemini, yaşam biçimini… kısaca kültürünü oluşturur. Dil olmazsa bir ulustan söz edilemez. Öyleyse dilin niteliği bir ulusun kültürel yapısını, gelişimini yakından ilgilendirir. Her dilin kendine özgü bir yapısı vardır. Dolayısıyla dünyaya bakışımızı, benliğimizin bir parçası olan anadilimiz koşullandırır. Eğer bir ulusun dili yabancı dillerin etkisinde kalıyorsa, insanlar kendi dillerinin sözcük ve tamlamaları yerine yabancı dillerin sözcük ve tamlamalarını kullanıyorlarsa bu durum kültürel yozlaşmaya yol açar; o ulus başka kültürlerin egemenliği altına girer; dili, buna bağlı olarak da kültürü gelişemez. Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Korumak İçin Türkçesi olan kavramların İngilizcesini kullanmamalıyız. Dilimizi iyi öğrenip güzel konuşmaya, bizden sonraki kuşaklara doğru bir biçimde aktarmaya çalışmalı, bu konuda bilinçli davranmalıyız. Türkçeyi iyi bilmek ve doğru konuşmak yalnızca Türkçe Öğretmenleri’nin, edebiyatçıların işi değildir. Bu dili konuşan herkes bu sorumluluğu taşımalıdır. Cevap Dilimizi Yabancı Dillerden Korumak İçin Neler Yapabiliriz Misafir Üye aynen öyle bir ülkenin olmazsa olmazı dilidir bunu sakın unutmayın 🙂 Misafir Üye türkiyemizi çok önemli ve güzel , türkçemizde bunun kadar önemli ve güzel Misafir Üye Teşekkürler performans ödevimdi anynende öyle Türkçe bizim bir unsurumuzdur Misafir Üye teşekürler aynn türkçe bizim için önemlidir . saolun tşkk 🙂 Misafir Üye Bu yazı için teşekkür edenler bile tşk 🙂 Türkçe’miz böyle nasıl gelişebilir sizce? Misafir Üye Ödevim için önemliydi ama benim için daha önemli tşkk Misafir Üye Çok tşk ederim ödevim bittiiiiiiiii☺☺☺☺☺☺😂😁😀😆🙌😎😚👍👍👍👍👏 Misafir Üye bence çok güzel bir site çok beğendim Begüm BİÇER Projeden 100 aldım THANKS!!!! Misafir Vallah ya dilimiz çok önemli ve kıymetini bilmeliyiz Misafir Üye Ben çok beğendim herkese tavsiye ederim
Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Korumak İçin Neler Yapabiliriz Kayıtsız Üye dilimizi yabancı dillerin etkisinden korumak için neler yapılabilir dilimizi yabancı dillerin etkisinden korumak için neler yapabiliriz kompozisyon örneği lazım bana? Cevap Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Korumak İçin Neler Yapabiliriz Deli Sevdam Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Korumak İçin Neler Yapabiliriz Dil yaşayan bir varlıktır. Kendisini oluşturan ulusun yaşamıyla birlikte gelişir; o ulusun türkülerini, efsanelerini, destanlarını, geleneklerini, düşünce sistemini, yaşam biçimini… kısaca kültürünü oluşturur. Dil olmazsa bir ulustan söz edilemez. Öyleyse dilin niteliği bir ulusun kültürel yapısını, gelişimini yakından ilgilendirir. Her dilin kendine özgü bir yapısı vardır. Dolayısıyla dünyaya bakışımızı, benliğimizin bir parçası olan anadilimiz koşullandırır. Eğer bir ulusun dili yabancı dillerin etkisinde kalıyorsa, insanlar kendi dillerinin sözcük ve tamlamaları yerine yabancı dillerin sözcük ve tamlamalarını kullanıyorlarsa bu durum kültürel yozlaşmaya yol açar; o ulus başka kültürlerin egemenliği altına girer; dili, buna bağlı olarak da kültürü gelişemez. Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Korumak İçin Türkçesi olan kavramların İngilizcesini kullanmamalıyız. Dilimizi iyi öğrenip güzel konuşmaya, bizden sonraki kuşaklara doğru bir biçimde aktarmaya çalışmalı, bu konuda bilinçli davranmalıyız. Türkçeyi iyi bilmek ve doğru konuşmak yalnızca Türkçe Öğretmenleri’nin, edebiyatçıların işi değildir. Bu dili konuşan herkes bu sorumluluğu taşımalıdır. Cevap Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Korumak İçin Neler Yapabiliriz mevlüt başaran çok doğru bilgi için teşekkürler
Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Kurtarmak İçin Neler Yapmalıyız Kayıtsız Üye dilimizi yabancı dillerin etkisinden kurtarmak için neler yapmalıyız, dilimizi yabancı dillerin etkisinden kurtarmak için neler yapmalıyız ?Cevap Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Kurtarmak İçin Neler Yapmalıyız Deli Sevdam Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Kurtarmak İçin Neler Yapmalıyız Kurtuluş Savaşı’nı zaferle sonuçlandırıp Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk’ün her alanda gerçekleştirdiği devrimlerinin içinde “dil devrimi” önemli bir yer tutmaktadır. Dilimizin yabancı dillerin etkisinden kurtarılması ve geliştirilmesi için Türk Dil Kurumunu kurdu. Atatürk, Türkçenin ulusal nitelik kazanmasını ulusal bağımsızlığın da bir gereği olarak görüyordu. Bunu şu sözlerinden anlayabiliriz “Millî duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” Eğer bir ulusun dili yabancı dillerin etkisinde kalıyorsa, insanlar kendi dillerinin sözcük ve tamlamaları yerine yabancı dillerin sözcük ve tamlamalarını kullanıyorlarsa bu durum kültürel yozlaşmaya yol açar; o ulus başka kültürlerin egemenliği altına girer; dili, buna bağlı olarak da kültürü gelişemez. Dilimizi Yabancı Dillerin Etkisinden Korumak İçin Türkçesi olan kavramların İngilizcesini kullanmamalıyız. Dilimizi iyi öğrenip güzel konuşmaya, bizden sonraki kuşaklara doğru bir biçimde aktarmaya çalışmalı, bu konuda bilinçli davranmalıyız. Türkçeyi iyi bilmek ve doğru konuşmak yalnızca Türkçe Öğretmenleri’nin, edebiyatçıların işi değildir. Bu dili konuşan herkes bu sorumluluğu taşımalıdır.
Günümüzde Dilimizi Korumak İçin Neler Yapabiliriz 1. “Önce Türkçe!” sloganı kafalara ve gönüllere yerleştirilmeli, herkesi güzel Türkçe öğrenmeye ve kullanmaya “Önce Türkçe!” konusunda bireysel ve toplumsal duyarlık, dil duygusu ve ana dili bilinci konuda herkese görev düşer. Asıl sorumluluk ise, örgün ve yaygın eğitim kurumlarına; yazılı, sözlü ve görüntülü kitle iletişim araçlarına, sanatçılara, yazarlara, aydın kesime Özellikle aydın kesim, yabancı hayranlığı ile yabancı sözcük düşkünlüğünden Yabancı dil öğretimi ile yabancı dilde öğretimin çok farklı şeyler olduğu kafalara iyice hâlen yürütülmekte olan yabancı dil öğretiminin çok verimsiz olduğu göz önüne alınarak, verimli ve etkili yabancı dil öğretimi için gerekli önlemler hiç zaman geçirmeden alınmalı, yabancı dilde öğretime ise son Verimli bir yabancı dil öğretimi için, yüksek öğretim kurumlarında ilk yıl küçük gruplar hâlinde ve nitelikli okutmanlarla etkili bir “yabancı dil hazırlık sınıfı” uygulaması, daha sonraki yıllarda “meslekî yabancı dil” dersleri önemli bir çözüm yoludur. Ankara Üniversitesinin TÖMER kanalıyla yürütmekte olduğu hazırlık sınıfı uygulaması esas Bütün öğretim kademelerinde Türkçe eğitiminin yeterince etkili, verimli yapılabilmesi için gerekli duyarlık ve özen önemli konu, gelip geçici olan bakan ya da hükümet politikası olarak değil, sıkı ve değişmez bir devlet politikası olarak görülmelidir. İşin özü, etkili ve bilinçli ana dili eğitiminde yatmaktadır. Şunu hiç unutmayalım ki iyi bir yabancı dil öğretimi için de iyi bir ana dili eğitimi ön Çok kolay olmamakla birlikte dil gümrüğü uygulamasına bir an önce geçilmeli, baskın dile/dillere karşı koyabilmek için sözcük ve terim üretimine yeterince önem verilmeli, çeşitli dallardan uzmanları da devreye sokarak bu konuda yoğun çalışmalar Dil alanında en etkili kesimlerin başında eğitimciler, öğretmenler geldiğini göz önünde tutarak, öncelikle Türkçe ve edebiyat öğretmenleri olmak üzere, bütün öğretmenlerin ana dili duyarlığı ve bilinci ile yetiştirilmelerine büyük önem 1930’lardan 1980’lere kadar yürürlükte olan 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 21. maddesi, çeşitli işyerlerinin kapılarına asılacak levha ve tabelaların Türkçe olmasını şart yasanın uygulamadan kaldırılmış olması ve değişen şartlar durumu tersine çevirmiştir. Adı geçen yasaya yeniden işlerlik kazandırılması uygun Türkçenin yozlaşmaktan korunması ve kurtarılması için genel ve yasal bir düzenleme amacıyla hazırlanan “Türk Dilinin Kullanılmasına İlişkin Kanun” tasarısı, dil-anlatım ve konuya yaklaşım bakımından gerekli düzeltme ve düzenlemeler de yapılarak bir an önce Bir ülkenin kültürü ve dili tek başına ele alınamaz. Dil ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik yapısı ve özellikleri ile iç içedir ve onlardan ayrı düşünülemez. Eğer bir malı veya aracı kendimiz üretmiyor da dışarıdan alıyorsak, sadece onu değil, onun adını ve onunla ilgili terimleri de almak zorundayız hâlde, ekonomi ve teknoloji başta olmak üzere her alanda üretmeden tüketmek çılgınlığına karşı çıkmak da ulusal bir görev ve sorumluluktur. Çünkü üretimi bir yana bırakarak sadece tüketim toplumu olmakla hiçbir yere varılamaz. Bu şekilde olup da tarihten silinen toplum ve ülke sayısı az gibi en çarpıcı ve can alıcı noktalardan biri, dili bir bütünün parçası olarak görmek, önce o bütünü Prof. Dr. Cahit KAVCAR’ dan alıntı yapılmıştır… Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi
Türkçemizin bağımsız bir dil olarak yaşaması, gelişip zenginleşmesi için şunlar önerilebilir 1. “Önce Türkçe!” sloganı kafalara ve gönüllere yerleştirilmeli, herkesi güzel Türkçe öğrenmeye ve kullanmaya özendirmeliyiz. 2. “Önce Türkçe!” konusunda bireysel ve toplumsal duyarlık, dil duygusu ve ana dili bilinci oluşturulmalıdır. Bu konuda herkese görev düşer. Asıl sorumluluk ise, örgün ve yaygın eğitim kurumlarına; yazılı, sözlü ve görüntülü kitle iletişim araçlarına, sanatçılara, yazarlara, aydın kesime düşmektedir. 3. Özellikle aydın kesim, yabancı hayranlığı ile yabancı sözcük düşkünlüğünden kurtarılmalıdır. 4. Yabancı dil öğretimi ile yabancı dilde öğretimin çok farklı şeyler olduğu kafalara iyice yerleştirilmelidir. Okullarımızda hâlen yürütülmekte olan yabancı dil öğretiminin çok verimsiz olduğu göz önüne alınarak, verimli ve etkili yabancı dil öğretimi için gerekli önlemler hiç zaman geçirmeden alınmalı, yabancı dilde öğretime ise son verilmelidir. 5. Verimli bir yabancı dil öğretimi için, yüksek öğretim kurumlarında ilk yıl küçük gruplar hâlinde ve nitelikli okutmanlarla etkili bir “yabancı dil hazırlık sınıfı” uygulaması, daha sonraki yıllarda “meslekî yabancı dil” dersleri önemli bir çözüm yoludur. Ankara Üniversitesinin TÖMER kanalıyla yürütmekte olduğu hazırlık sınıfı uygulaması esas alınabilir. 6. Bütün öğretim kademelerinde Türkçe eğitiminin yeterince etkili, verimli yapılabilmesi için gerekli duyarlık ve özen gösterilmelidir. Bu önemli konu, gelip geçici olan bakan ya da hükümet politikası olarak değil, sıkı ve değişmez bir devlet politikası olarak görülmelidir. İşin özü, etkili ve bilinçli ana dili eğitiminde yatmaktadır. Şunu hiç unutmayalım ki iyi bir yabancı dil öğretimi için de iyi bir ana dili eğitimi ön koşuldur. 7. Çok kolay olmamakla birlikte dil gümrüğü uygulamasına bir an önce geçilmeli, baskın dile/dillere karşı koyabilmek için sözcük ve terim üretimine yeterince önem verilmeli, çeşitli dallardan uzmanları da devreye sokarak bu konuda yoğun çalışmalar yapılmalıdır. 8. Dil alanında en etkili kesimlerin başında eğitimciler, öğretmenler geldiğini göz önünde tutarak, öncelikle Türkçe ve edebiyat öğretmenleri olmak üzere, bütün öğretmenlerin ana dili duyarlığı ve bilinci ile yetiştirilmelerine büyük önem verilmelidir. 9. 1930’lardan 1980’lere kadar yürürlükte olan 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 21. maddesi, çeşitli işyerlerinin kapılarına asılacak levha ve tabelaların Türkçe olmasını şart koşuyordu. Bu yasanın uygulamadan kaldırılmış olması ve değişen şartlar durumu tersine çevirmiştir. Adı geçen yasaya yeniden işlerlik kazandırılması uygun olur. 10. Türkçenin yozlaşmaktan korunması ve kurtarılması için genel ve yasal bir düzenleme amacıyla hazırlanan “Türk Dilinin Kullanılmasına İlişkin Kanun” tasarısı, dil-anlatım ve konuya yaklaşım bakımından gerekli düzeltme ve düzenlemeler de yapılarak bir an önce yasalaşmalıdır. 11. Bir ülkenin kültürü ve dili tek başına ele alınamaz. Dil ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik yapısı ve özellikleri ile iç içedir ve onlardan ayrı düşünülemez. Eğer bir malı veya aracı kendimiz üretmiyor da dışarıdan alıyorsak, sadece onu değil, onun adını ve onunla ilgili terimleri de almak zorundayız demektir. O hâlde, ekonomi ve teknoloji başta olmak üzere her alanda üretmeden tüketmek çılgınlığına karşı çıkmak da ulusal bir görev ve sorumluluktur. Çünkü üretimi bir yana bırakarak sadece tüketim toplumu olmakla hiçbir yere varılamaz. Bu şekilde olup da tarihten silinen toplum ve ülke sayısı az değildir. Görüldüğü gibi en çarpıcı ve can alıcı noktalardan biri, dili bir bütünün parçası olarak görmek, önce o bütünü geliştirmektir. KaynakProf. Dr. Cahit KAVCAR' dan alıntı yapılmıştır... Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi
dilimizi yabancı dillerden korumak için neler yapabiliriz