🌑 Erikson Ve Psikososyal Gelişim Kuramı
ERİKERİKSON VE PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI — Dijital Hoca. Dijital asistana geri dön. ERİK ERİKSON VE PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI (Ortalama okuma süresi 1 dakika, 17 saniye.) 8 ay önce eklendi. // Toplam okunma: 182. Gelişimi dönemler halinde ele alan ve bireyin kişilik gelişimini doğumundan ölümüne kadar sekiz döneme
EriksonPsikososyal Gelişim Kuramı Örnekleri | Psikiyatrist Dr. Ali GÖK. Psikiyatr Dr. Ali GÖK | Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı | 0212 571 57 97
Eriksonun İngilizce Gelişim Aşamaları: Ebeveynlik dergilerine bakarsanız, Eric'in psikososyal gelişim ile ilgili adını bilirsiniz. Gelişimsel bir psikolog olan Erickson, çocukların psikanalizinde iyi bilinir ve Erickson'un psikososyal gelişim için yaşam teorisinin sekiz aşamasıyla bilinir.
Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramına göre 6.gelişim evresini en sağlıklı tamamlamanın yolu şu şekildedir: Kişi bu evrede, aile kurma, güven duyma, üreme ve topluma faydalı olma hedeflerine sahip olmalıdır. Aynı şekilde, eğlenmeyi, iş hayatında istikrar sağlamayı, statü kazanmayı da hedeflemelidir.
TEMEL GÜVENE KARŞI GÜVENSİZLİK ( 0- 18 AY) ÖZERKLİĞE KARŞI ŞÜPHE VE UTANÇ (18 AY 3 YAŞ ) İkinci dönem bir buçuk yaşında başlayıp üç yaş civarında biten ve Freud’un anal dönemine karşılık gelir. Anal dönem haz ve ilginin dışkılama ve bırakma davranışlarını yoğun bir şekilde
Türkiyenin Hocaları Sizin yanınızda Kitap Satışımız İçin;http://www.benimhocam.comhttps://www.facebook.com/benimhocamyayin/https://www.instagram.com
Psikososyal Gelişim Kuramı. Birçok kuramcı gibi Erikson da kişilik gelişimini belirli dönemlere ayırarak incelemiştir.Psikososyal Gelişim Kuramı’na göre, sosyal çevre bireyin benliğini oluşturabilmesi için çok önemlidir. Yani anne babalar, öğretmenler ve arkadaşlar çocuğun kişiliğinde etkin rol oynarlar.
pLNe. Erik Erikson ileri sürdüğü kişilik gelişim dönemleri nelerdir?Erikson yaşamı sekiz dönemine ayırırGüvene karşı güvensizlik 0-1 yaşBağımsızlığa karşı utanma ve şüphecilik 2-3 yaşGirişkenliğe karşı suçluluk duyma 4-6 yaşBaşarıya karşı aşağılık duygusu 7-11 yaşKimlik kazanmaya karşı rol karmaşası 12-18 yaşDostluk kazanmaya karşı yalnız kalma 19-26 yaşErikson hangi kuram?ERİK ERİKSON ve PSİKO SOSYAL GELİŞİM KURAMI. Erikson'a göre kişi, çevreyle etkileşim içerisinde, yaşam boyunca büyür. Bunun için Erikson'un kuramı “psiko-sosyal gelişim” olarak da adlandırılmıştır. Benlik, gücünü yavaş yavaş ve yaşam boyunca elde gelişimi ne demek?Kişilik gelişimi, bireyin sosyal ve fiziksel çevresi içinde tutarlı olarak gösterdiği kişilik özelliklerinin oluşumudur. Bu kuram bireyin bilişsel etkinlikleriyle ilişkili olup, insan davranışlarının bilinçten öte, bilinç altı ile ilişkili olduğunu nedir Eğitim Bilimleri?erikson biyolojik ihtiyaçlar temelinde , sosyal etkileşimlerle kişilik gelişimin oluştuğunu söylemiştir. ve bu süreç 8 dönemde, ömür boyu devam etmektedir. buna epigenetik ilke sekiz evresi 1963-1968 klasik tabloda sekiz basamaklı merdiven biçiminde bir köşegen oluşturur. Her döneme ait kriz yada krizin sonunda elde edilen psikososyal güçlülük, bütün diğer dönemlerdeki krizlerle ve egonun güçlenmesiyle ilişki gelişim dönemleri nelerdir?Jean Piaget, bilişsel gelişimi 4 ana evrede Motor Dönemi 0-2 Yaşİşlem Öncesi Dönem 3-6 yaşSomut İşlemler Dönemi 7-11 Yaş aralığıSoyut İşlem Dönemi 12-16 YaşPsikososyal gelişim kuram nedir?Psikososyal gelişim kuramı Alman psikolog Erik Erikson tarafından geliştirilmiştir. Bu kurama göre, insanın çevresiyle olan ilişkisi ve diğer sosyal etkenler, bireyin psikolojisinde belirleyici olmaktadır. Erikson'a göre insanın yaşamı toplamı 8 evreden oluşur ve her evreye özgü farklı risk etmenleri mevcuttur.
Kişiliğin oluşumunda biyolojik etkenler ile birlikte sosyal çevre de önemlidir. Kişilik gelişiminde sosyal çevreye verdiği önemin yanı sıra, biyolojik temelli doğuştan getirilen bazı özelliklerin de üzerinde duran Erikson, epigenetik gelişim dönemler halinde olur. bir temelle kişilik gelişimini açıklamaktadır. Erikson’a göre her dönemde farklı bir çatışma ya da karmaşa durumu ortaya çıkar. Erikson bu karmaşa yada çatışmalara “psikososyal kriz” denir. Belli kritik dönemlerdeki krizler çözümlenmezse, birey gelişimsel olarak bir sonraki evreye eksik geçiş yapar. Fakat daha sonraki dönemlerdeki olumlu yaşantılarla bu eksiklikler giderilir. Psikososyal Gelişim Dönemleri ve Gelişimsel Karmaşalar/Krizler Erikson’a göre insan hayatı kişilik gelişimi açısından sekiz döneme ayrılabilir. Erikson’un kuramında her dönem o dönemde çözülmesi gereken problem ve olası durumlarla ifade edilmiştir. Erikson insan hayatının tümünü içeren bir gelişim kuramı ortaya atmıştır. 1. Temel Güvene Karşı Güvensizlik0-2 Yaş Bireylerdeki kişilik gelişiminde ilk kazanılması gereken özellik güven duygusudur. Anne bebeğini yeterince besler, sevgi ve ilgi gösterirse bebekte güven duyguları gelişir. Bebek acıktığı, altını ıslattığı ve ağladığında rahatsızlığı hemen giderilirse annesine güveneceğini anlar. Tersidurumda güvensizlik duygusu gelişir. Bu dönemi olumsuz yaşayan, diğer bir ifadeyle temel güven duygusundan yoksun olarak yetişmiş çocuklar ilerideki yaşamlarında sosyal ilişki kurmaktan kaçınma, çekingen, kaygılı, gergin, kararsız, karamsar ve kendine güvensiz olma gibi kişisel özellikler taşıyabilirler. Bu dönemde “Ben bana ne verilmişse oyum”düşüncesi gelişir. 2. Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç2-4 Yaş Çocuğun yürümeye ve konuşmaya başlaması ile anneye olan bağımlılık azalır. Çocuk özerk bir biçimde davranmaya ve bağımsız eylemlerden zevk almaya başlar. İstediklerini kendi kendine ve anne babasının belli ölçüde kontrolünde yapar. Fiziksel olgunluğa bağlı olarak kendi kendine giyinebilme, yemek yeme,tuvaletini kontrol etme davranışlarını gösterir. Çocuğa kendi eylemlerini kontrol etme olanağı vermek, özerklik duygusunun gelişmeye başlamasını sağlayacaktır. Böylece bağımsız davranmaya ve bunlardan haz almaya başlar. Örneğin; merdivenden inen üç yaşındaki çocuğunu korumak için elinden tutmak isteyen annesine çocuğun”Ben inerim, bırak” demesi, kendibaşına giriştiği eyleme başkalarının müdahaleetmesini istememesinden kaynaklanır. Kendisine fırsat verilmeyen, bir işi başaramamanın heyecanını yaşayamayan çocuklar, ileriki yaşlarda kendisinden ve kapasitesinden kuşku duyma,utanma, çekingen olma kendi başına karar verememe davranışlarını gösterir. Bu dönemde “ben ne olacaksam oyum” düşüncesi gelişir. 3. Girişimciliğe Karşı Suçluluk4-6 Yaş Bu dönemde çocuğun çevresinde olanlara duyarlılığıdaha da artar. Çevresinde gelişen olayları anlayabilmek için sık sık sorular sorar. Çocuğu sorduğu sorular yüzünden azarlamak, araştırma çabalarının önüne geçmek çocuktaki girşimcilik duygusunu köreltecek ve kendini suçlu hissetmesine neden olacaktır. Bu nedenle bu dönemde çocukların yaşadıkları bu doğal merakın sonucu ortaya çıkan bu tür davranışları sabırla karşılanmalı ve onlara öğrenmek istedikleri uygun biçimde açıklanmalıdır. Bu dönemde “Ben olmayı hayal ettiğim gibiyim”düşüncesi gelişir. 4. Çalışkanlığa Karşı Aşağılık Duygusu / Başarıya KarşıYetersizlik6-12 Yaş4. Çalışkanlığa Karşı Aşağılık Duygusu / Başarıya KarşıYetersizlik6-12 Yaş Bu dönemde okula başlayan çocuk için artık oyun oynamak eski çekiciliğini yitirmiştir. Bunun yerini birşeyler üretmek, yaptığı işlerde başarılı olmak isteği almaya başlamıştır. Çocuk öğrenebildiği ve başarabildiği konularda çevresinden onay ve takdir bekler. Çocuğa bu dönemde ilgi ve yetenekleri ölçüsünde sorumluluklar verilerek kapasitelerini kullanmaları ve gelişmeleri sağlanırsa, çocukların “benlik algısı” güçlenecek ve başarı duygusu gelişecektir. Aksi halde aşağılık ve yetersizlik duyguları gelişecektir. Bu dönemde çocuğu okulda ve evde başkalarıyla kıyaslamak olumsuz benlik gelişimine sebep olur. Bu dönemde “bana öğretilenler neyse oyum”düşüncesi gelişir. Bu dönemde, özellikle okula yeni başlayan çocukların okula gitmeden önce ya da okuldayken duydukları birtür korku vardır. Okul Fobisi Tek başına kalamama, okul ya da başka her hangi bir yere gitmeyi reddetme, güvendikleri yetişkinler olmadan mekandeğiştirmeme, kendileri için önemli olan bağlandıkları kişilerden ayrılma durumunda baş-karın ağrısı, kabus görme gibi belirtiler söz konusudur. Ayrılık kaygısı paralelinde, eş bir zorluk alanı da okul fobisidir. 5. Kimlik Kazanmaya Karşı Kimlikrol Karmaşası12-18Yaş “ben kimim?” sorusunun sorulduğu ve kimlik arayışının yoğunlaştığı dönemdir. Ergenlik döneminde yaşanan psikososyal karmaşa ise kimlik kazanmaya karşı kimlik bocalamasıdır. Erikson kimlik kazanmayı kimliğe yönelik olumlu bir tutum geliştirme olarak tanımlamakta ve psikososyal olarak kişinin kendini iyi hissetmesi ile açıklamaktadır. Ergenlik döneminde, kimlik arayışı başlamasına karşı, dönemin sonunda mutlaka kimlik duygusunun kazanılmış olması da gerekmez. Bazı durumlarda kimliğin kazanılması sonraki gelişim dönemlerine ertelenmiş olabilir.ayrıca kimlik statülerine bkz. Karşı Uzaklık18-30 yaş Bu dönemde birey karşı cins ile geleceğe ve evliliğe dönük yakın ilişkiler kurmayı ister ve bireylere belli bir samimiyetle yaklaşır. Meslek seçimi isteği taşır. Eğer bireyler evlilik, arkadaşlık kurma ve meslek seçimi gibi konularda başarısız olurlarsa ve yakın ilişkilere geçemiyorlarsa yalnızlığa düşer, yetersizlik duyguları gelişir, mutsuz olur, kalabalığın içinde yalnız kalır ve insanlardan uzaklaşır. Bu dönemi olumsuz yaşayan bireylerde bağlanma duygusu gelişir. Birey “iş bulunca evleneceğim” ya da ev alınca evleneceğim” gibi bahanelerle korkularını gizlemeye çalışır. Karşı Durgunluk 30-60 yaş Bu karmaşa yetişkinlik yıllarında yaşanmaktadır. Birey toplum için yararlı işler yapabildiği, yeni kuşaklara rehberlik edebildiği sürece üretkendir. Yetişkin gerek iş, gerek aile hayatında üreticilik işlevini yerine getiremeyecek olursa, içine kapanarak durgunluğun hakim olduğu bir yaşam sürer. Çevrelerine karşı kayıtsız kalır ve aşırı bireyselleşen kişiler olurlar. Bu dönemi yaşayan öğretmenler, yetiştirdikleri öğrencilerin kalitesi ile mutlu olur ve doyum alırlar. Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk60 ve üstü yaş Yaşlılık yıllarını kapsayan bu dönemle birey, öncekidönemlerde yaptıklarının muhasebesini yaparak,yaşamını değerlendirir ve o güne kadar yaptıklarının anlamını yaşamla hesaplaşır sorgular. Önceki dönemlerden doyum alan kişiler benlik bütünlüğüne ulaşırlar. Önceki dönemlerden rahatsız olanlar keşkeler ve pişmanlıklarla uğraşanlar hayatının boşa geçtiğini düşünerek umutsuzluğa düşerler. Erikson’un Gelişim Dönemleri pdf olarak buran indirebilirsiniz Etiketler Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk60 ve üstü yaş, Çalışkanlığa Karşı Aşağılık Duygusu / Başarıya KarşıYetersizlik6-12 Yaş, Eğitim Bilimleri, ERİKSON gelişim dönemleri, Girişimciliğe Karşı Suçluluk4-6 Yaş, Kimlik Kazanmaya Karşı Kimlikrol Karmaşası12-18Yaş, Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç2-4 Yaş, Temel Güvene Karşı Güvensizlik0-2 Yaş, Üretkenliğe Karşı Durgunluk 30-60 yaş Eklenme Tarihi 8 Mayıs 2011
303 E. Ericson, yaşam boyu gelişim ilkesini ortaya atan ilk psikologlardan biridir. Yaşam boyu gelişim kavramı, Erikson’un psikoloji bilimine en önemli katkılarından biridir. Erikson, psikososyal gelişim kuramını sekiz kritik döneme ayırarak ve her dönemde atlatılması gereken karmaşa ve problemleri ele alarak incelemiştir. 0-1 yaş – Temel güvene karşı güvensizlik1-3 yaş – Özerkliğe karşı kuşku ve utanç3-6 yaş Oyun Dönemi – Girişimciliğe karşı suçluluk6-11 yaş Okul Çağı Dönemi – Çalışma ve başarılı olmaya karşı aşağılık duygusu11-20 yaş Ergenlik Dönemi – Kimliğe karşı kimlik bocalaması20- 40 yaş İlk Yetişkinlik Dönemi – Yakınlığa karşı uzaklık40- 65 yaş Yetişkinlik Dönemi – Üreticiliğe karşı durgunluk65 yaş Olgunluk – Benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk Sağlıklı bir kişilik kazanmak için bir evrenin başarılı olarak atlatılması, kendinden sonraki evre için olumlu temel oluşturur. Bir evredeki kriz tam olarak çözümlenemezse birey, o döneme takılıp kalır. Yaşamının daha sonraki dönemlerinde de bu kriz çözümleninceye kadar sorun yaratır. Örneğin; bebeklik çağı krizi olan güvensizlik, ergenlik çağı krizi olan kimlik karmaşası, yetişkinlik dönemlerinde gözlenebilir. Temel Güvene Karşı Güvensizlik 0-1 Yaş Bu dönem 0-1 yaşı kapsar. Bebekler, çevrelerindeki dünyaya güvenebilecekleri ya da güvenemeyeceklerine ilişkin temel duygular edinir. Bir yaşına kadar çocuğun ihtiyaçlarının doyurulması, büyük ölçüde anneye bağlıdır. Annenin çocuğun ihtiyaçlarını giderirken onu sevmesi, okşaması, sıcaklığını hissettirmesi, ilgilenmesi, çocukta güven duygusunun temellerini oluşturmaktadır. Annesinin kendisini sevdiğinden emin olan çocuk, annesine ve çevresindeki dünyaya güvenir, kendini sevilmeye değer bulur. Anne tarafından reddedilen, soğuk davranılan, ihtiyaçları yerinde ve zamanında karşılanmayan çocuk, kendisine ve çevresine karşı güvensiz olur. Bu güvensizlik, ileride olumlu bir şekilde çözümleninceye kadar tüm gelişim dönemleri boyunca devam eder. Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç 1-3 Yaş Bu dönem on ikinci aydan itibaren üç yaşına kadar sürer. Genellikle çocuklar bu dönemde yürürler, başkalarıyla iletişim kurabilecek kadar konuşurlar. Çocuklar kendi çevrelerini kontrol etmek, güçlerini göstermek isterler. Yapabilecekleri ve yapamayacakları konusunda ana-baba ve çevrelerindeki kişileri test ederler. Önceki dönemde temel güvenduygusunu kazanmış çocuklar için bu dönemde esnek ve çevresini özgürce keĢfedebileceği ortamlar sağlanmalıdır. Çocuğun kendi kendine yemek yemesi, eşyalarını toplaması, giyinmesi, soyunması, giysilerini seçmesi, karşılaştığı bazı problemleri çözmesi desteklenmelidir. Bu yönde desteklenen çocukların bağımsızlık duygularının temelleri atılmış olur. Buna karşılık sürekli olarak sınırlandırılan, aşırı derecede korunan, çok sıkı kontrol edilen çocuklarda kendi yeteneklerinden şüphelenme, kendinden utanma duyguları oluĢabilir. Girişimciliğe Karşı Suçluluk 3-6 Yaş Bu dönem üç yaşından altı yaşına kadar sürer. Çocuğun motor ve dil gelişimi düzeyi, onun çevresini daha fazla araştırmasına, daha fazla girişken olmasına olanak verir. Çocukta hareketliliğin artmasıyla problem oluşturan davranışları da artar. Çocukta girişkenlik duygusunun gelişebilmesi için değişik yaşantılarla çocuğun kendisini keşfetmesine imkân sağlanmalıdır. Çok sık azarlanan ve engellenen çocukta suçluluk duygusu geliĢmektedir. Girişkenliği cezalandırılan çocuk gerek bu dönemde gerekse yaşamın gelecek dönemlerinde yaptıklarının yanlış olduğunu düĢünüp suçluluk duyabilir. Çocuğun yapması ve yapmaması gerekenler konusunda bir denge kurularak girişkenlikleri çabaları desteklendiğinde çalışma ve baĢarılı olma davranıĢları geliĢir. Aksi takdirde sürekli olarak yaptıkları eleĢtirilen, desteklenmeyen, beğenilmeyen çocuklar, yaptıklarının değersizliğine inanarak aşağılık duygusu geliştirilebilir. Çalışma ve Başarılı Olmaya Karşı AĢağılık Duygusu 6-11 Yaş Bu dönemde çocuk okula baĢlar ve sosyal hayatında geniĢleme olur. O güne kadar çocuk için anne-baba ile olan etkileĢimi sosyal hayatının merkezindedir. Okula başladığında akranları ve öğretmenleri ile sosyal etkileşimi daha merkezde bir yere gelir. Anne ve babaların çocuk üzerindeki etkisinin azaldığı, arkadaş ve öğretmenlerin etkisinin artığı gözlemlenir. Bu dönemde çocuk için akran ve öğretmenlerinin kendisiyle ilgili görüşleri çok önemlidir. Bu nedenle çocuğun okulda başarılı olması için öğretmen ve arkadaşlarından takdir görmesi önemlidir. Bazen çocuk, anne-babasında göremediği sosyal desteği akranları ve arkadaşlarından görebilir. Bazen de öğretmenlerinden alamadığı desteği ailesi karşılar. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde tamamlayan çocuk bir şeyleri başarabileceğini kavramıştır. Bu da çocukta çalışmaktan zevk alma ve başarmaktan gurur duyma duygusunu geliĢtirir. Çocuk bu dönemde kendini başarısız ya da yetersiz hissederse aşağılık ve yetersizlik duygusu gelişir. Örneğin; ilkokul çağlarında bir çocuğa öğretmeni “Sen sakın matematikle ilgili bir alan seçme, başarılı olamazsın.” der. Daha sonra tüm derslerden baĢarılı olan bu çocuk matematikte bir türlü baĢarılı olamaz, ilkokul öğretmeninin söyledikleri onu engeller. Lisede matematik dersinin öğretmeni, öğrencileri yüreklendirir ve herkesin matematiği öğrenebileceğini, matematikte baĢarılı olabileceğini söyler. Bu çocuk, cesaretlenir ve matematikte başarılı olur. Bugün bu çocuk, iyi bir üniversitenin mühendislik fakültesinden mezundur. Ergenlik Dönemi Kimliğe KarĢı Kimlik Bocalaması 11-20 Yaş Ericson’a göre bu dönem, kişilik gelişiminde çocukluktan yetişkinliğe geçiş yılları olarak tanımlanan gençlik adolesan dönemidir. Bu dönem, Erikson’un kimlik karmaşası kavramı ile karakterize edilmiştir. Bu dönemde “Ben kimim?” sorusu çok önemli bir hâle gelir. Ergen, ana-babasından çok akran gruplarından etkilenir. Öğretmen ve ana-babalar, ergene bir yetişkin gibi davranmalı, onunla sevgi ve saygı temeline dayalı bir dostluk kurmalıdır. Ericson’a göre bu dönemde ergen, başarılı bir Ģekilde kimlik çözerse kendisine güvenen bir kişi olarak yaşamını sürdürebilir ve başarılı olur. Aksi takdirde yaşamın gelecek dönemlerinde de bu karmaşayı çözmek için uğraşmaya devam eder. Örneğin; ne yapmak istediğine karar veremeyen, bir işten diğerine atlayıp bocalayan, çocuk gibi davranan yetişkinler, henüz kimlik kazanma karmaşasını çözümleyememiĢ kiĢilerdir. İlk YetiĢkinlik Dönemi Yakınlığa KarĢı Uzaklık 20-40 Yaş Bu dönem, ortalama 20- 40 yaşı kapsar. Ergenlik döneminde kimliğine kavuşan kişi, artık kimliğini kaybetme korkusuna kapılmaksızın başkalarıyla dostluklar kurabilir, karşı cinsten ilişkilerde arkadaşlık ve sevgi ağırlık taşır. Bu dönemi sağlıklı atlatan kişi, güvenli bir şekilde sevgiyi verme ve alma gücüne sahip olur. Başkalarıyla dostluk ilişkisi kurmada güçlük çeken genç, psikolojik bir yalnızlığa sürüklenebilir. Üreticiliğe Karşı Durgunluk 40-65 Yaş Bu dönem, orta yetişkinlik yıllarını kapsar. Yetişkin hayatlarının sonlarına doğru insanlar, kendi hayatları ile ilgili bir değerlendirme yapma eğilimine girer. Kişi, geçmişteki dönemleri olumlu bir şekilde geçirmiĢse bu dönemde üretken, verimli ve yaratıcı olur. Orta yaşı kapsayan bu dönemde, benliğin en önemli işlevi üretme, yaratma ve yaratılan ürünlere sevgiyle bağlanmaktır. Daha önceki dönemlerini başarılı olarak atlatmışsa birey üretken, verimli ve yaratıcıdır. Bunlardan yoksun olan bireyler, bir işe yaramama duygusuna kapılabilir ve durgunluk dönemine girebilir. Çevreye kayıtsız kalıp mutsuz olabilirler. Olgunluk Dönem Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk 65 Yaş ve Sonrası Bu dönem, bireyin yaşlılık ya da ileri yetişkinlik dönemini kapsamaktadır. Daha önceki dönemlerde kazanılmış benlik özelliklerinin iyice olgunlaĢması ve birbirleri ile bütünleşmesi bu dönemde gerçekleşir. Birey, bu dönemde ya önceki yedi evrenin birikimi sonucu benliğini tam olarak bulmuş, güvenli, mutlu, topluma etkin uyum sağlayabilen, aranan, sevilen ve sayılan kimsedir ya da umutsuz, uyumsuz, hırçın, aksi bir insan görünümündedir.
Bu yazıda sizi neler bekliyor? ERIK H. ERIKSON’UN PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI1 1. Gelişim evresi2 2. Gelişim evresi3 3. Gelişim evresi4 4. Gelişim evresi5 5. Gelişim evresi6 6. Gelişim evresi7 7. Gelişim evresi8 8. Gelişim evresi Son İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız ERIK H. ERIKSON’UN PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI Anna Freud’un öğrencilerinden biri olan Erik Erikson önde gelen ego psikologlarından biridir. Erik Erikson kendi psikososyal gelişim kuramını geliştirirken Sigmund Freud’un varsayımlarını tamamen reddetmek yerine genişletmeyi seçmiştir. Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramı sekiz evreden oluşmaktadır. Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramındaki gelişim evreleri Freud’un oral anal fallik vb. dönemlerine denk gelmektedir. Erik Erikson’a göre her gelişim evresinde bireyin belirli hedefleri vardır. Her hedef, önceki ve sonra gelecek olan hedeflerle sistematik bir ilişki içindedir. Ve bu hedefler gerçekleştirildiğinde sağlıklı bir ruh sağlığına erişebileceğini söyler. Hedeflerde ise bir çatışma ve sonuç vardır. Her gelişim evresinin başarı ile sonuçlandığı taktirde ego güçlenmektedir. Evrelerin her birinde ego güçlendikçe duygular ortaya çıkar. Bunlar sırasıyla umut, irade, amaç, yeterlilik, sadakat, sevgi, ilgi ve akıl olarak belirtilmiştir. Erik Erikson gelişim basamaklarını şu şekilde tablolaştırmıştır. 1. Gelişim evresi Bebeklik 0-1,5 yaş Psikososyal kriz Temel güven ve güvensizlik Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Umut Erik Erikson bu dönemde bebeğin ağız yoluyla tadarak öğrenmeye çalıştığını söyler. O yüzden bu döneme oral dönem olarak da söylenebilir. Bebek bu dönemde güven duygusunun gelişmesi ihtiyaçlarının düzenli bir şekilde karşılanmasına bağlıdır. Bu dönemde bebek ihtiyaçlarının karşılandığı durumda güven duymayı; karşılanmadığında ise güvenmemeyi öğrenecektir. Her iki duyguyu da öğrenmesi bunlara uygun tutumlar geliştirmesi gereklidir. Çok fazla güven kolay aldanan saf bir kimse olmasına; az güven ise öfke, engellenme düşmanlık gibi duyguların gelişmesine neden olur. Bu dönemin gelişen duygusu umut; güven güvensizlik arasındaki çelişkinin sonucu olarak ortaya çıkar. Temel patoloji ise umudun tersi olarak “geri çekilme”dir. 2. Gelişim evresi İlk Çocukluk 1,5-3 yaş Psikososyal kriz Özerkliğe karşı utanç ve şüphe Ego güçlenmesi sonucu gelişen duygu İrade Erikson’a göre bu dönem Freud’un anal dönem diye adlandırdığı döneme denk gelmektedir. Bu aşamada çocuk, kendi davranışlarının kendine ait olduğunun farkına dediği gibi sadece dışkılarını tutmak ve bırakmaktan zevk almazlar. İşeme, yürüme gibi bedensel işlevlerini kullanmaktan da zevk alırlar. Bu dönemde çocuk kontrol etmeyi öğrenir. Buna bağlı olarak inatçılık çatışma gerçekleşebilir. Çocuk keşfettiği, kullanabildiği bedensel işlevlerini kullanmaktan haz duyar. Bu haz karşısında katı bir tutum sergilemek çocukta utanç ve kendinden şüpheye yol açar. Katı tutumun sorunlar yaratması gibi, aşırı gevşek tutum da çocukta patoloji gelişmesi yol açar. Sağlıklı bir özerklik sağlamak çocukta irade duygusunu kazanmasını sağlar. Çocuk irade duygusunu kazanmaz ise dönemin patolojisi olan “zorlantı” gelişecektir. 3. Gelişim evresi Oyun Çağı 3-5 yaş Psikososyal kriz Girişimciliğe karşı suçluluk duygusu Ego güçlenmesi sonucu gelişen duygu Amaç Erikson’a göre bu dönem Freud’un fallik dönem diye adlandırdığı döneme denk gelmektedir. Bu dönemde çocuk kendi başına girişimlerde bulunur. Cinsellik dışında çocuk kendi cinsiyetinden olan ebeveyn ile özdeşim kurma, hareket yeteneklerini, dil becerilerini, meraklarını, imgeleme güçlerini ve hedef oluşturma yeteneklerini de geliştirirler. Önceki dönemde gelişen iradelerini amaca yönelik kullanmaya başlarlar. Bu dönemde öğrenme merakı ve girişimcilik oldukça fazladır. Bu tür durumda çocuk cezalandırıcı bir tutumla karşılaşırsa suçluluk duyguları ortaya çıkacaktır. Süperego geliştiği bu dönemde temel patoloji “çekingenlik”tir. Yine cezalandırıcı tutumun yerine aşırı serbest bırakılması çocuğun, amaçlara ulaşırken başkalarının sınırlarını gasp etme, hakları çiğnemesine sebep olacaktır. Bu dönemde çatışma sağlıklı ilerlerse “amaç” duygusu ortaya çıkacak ve hedefler doğrultusunda ilerlemeyi öğrenecektir. 4. Gelişim evresi Okul Çağı 5-11 yaş Psikososyal kriz Çalışkanlığa karşı aşağılık duygusu. Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Yeterlilik. Erikson’a göre bu dönem Freud’un gizil dönem diye adlandırdığı döneme denk gelmektedir. Gizil dönemde çocuk cinsel arzularını bastırır. Okul çağına girmesi ile beraber sosyal dünyasına yaşıtları, öğretmenleri ve diğer yetişkinler girer. Çocuk oyun çağındaki arzularını bir kenara bırakıp toplumsal ve kültürel gerekliliklere göre bir şeyler yapmayı öğrenmesi gerekecektir. Bu dönemde çocuk çalışkan olmayı öğrenmektedir. Çocuğun kendi yetenekleri ölçüsünde görevlerin verilmesi, desteklenmesi ve çalışkanlığının taktir edilmesi yeterlilik duygusunu oluşturur. Diğer yandan başkaları ile kıyaslanması aşağılanması, başarısından çok başarısızlıklarının gündemde tutulması dönemin temel patolojisi olan “tembellik” ortaya çıkacaktır. 5. Gelişim evresi Ergenlik 11-20 yaş Psikososyal kriz Kimliğe karşı kimlik kargaşası. Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Bağlılık. Kimlik oluşturma Erikson’a göre ne ergenlikle başlar ne de ergenlikle biter. Kimlik oluşturma sürecinin tavan yaptığı yerdir. Kimlik oluştururken üç temel bileşen cinsiyet rolü, mesleki tercih ve toplumsal rollerdir. Kimlik karmaşası içinde olan ergen kendini diğerleri ile kıyaslama içinde toplumsal konumunu öğrenmeye, kendi ile ilgili fikir edinmeye çalışacaktır. Bu dönemde ergen toplumsal rollerin ve normların sınırlarını zorlayacaktır. Bu zorlama ile farklı inanç ve rolleri deneme fırsatı bulacaktır. Bu denemeler ergeni asi olarak tanımlanması sebep olacaktır. Ancak buradaki temel mesele kimlik karmaşasının devam ediyor oluşudur. Kimlik karmaşası kimlik arayışında önemli bir durum olsa da çok fazla kargaşa yaşanması regresyona, uyum bozukluklarına neden olur. Bu dönemin sağlıklı atlatılması sonucu “bağlılık” gelişirken; aksi halde dönemin temel patolojisi olan “rol yadsıması” ortaya çıkacaktır. 6. Gelişim evresi Genç yetişkinlik 20-30 yaş Psikososyal kriz Yakınlığa karşı yalıtılmışlık Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Sevgi. Ergenlik döneminden kimlik oluşturmuş şekilde çıkan birey, bu kimliği ile topluma karışmaya hazır hale gelmiştir. Ancak bu dönemde toplumun diğer üyeleri ile yakınlık kurarken kimliğini kaybedeceği korkusu ya da hiç kimlik oluşturamamış olması bireyi yalıtılmışlığa sürükleyebilir. Bu dönemde yakınlığa karşı yalıtılmışlık karmaşası başarı ile çözümlendiğinde “sevgi” aksi halde dönemin patolojisi “dışlama” gelişecektir. 7. Gelişim evresi Yetişkinlik 30-60 yaş Psikososyal kriz Üretkenliğe karşı durgunluk Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu İlgi. Genç yetişkinliğin sona ermesi ile birlikte altmışlı yaşlara kadar süren yetişkinlik dönemi bireyin toplumdaki yeri ve sorumlulukları belirlenmiştir. Bu dönemin karmaşası olan üretkenliğe karşı durgunluktur. Erikson üretkenliği gelecek kuşakların oluşturulması, onlara rehberlik edilmesi üretim yapılabilmesi ve yaratıcılık anlamlarında kullanmıştır. Buradan da anlaşılacağı üzere üretkenlik cinsel üretkenlikten daha fazlasıdır. Bu dönemde yetişkinler, kendilerine gereksinim duyulmasını bekler. Buradaki üretkenlik kavramına ek olarak bilim ve sanatta da üretkenlik bu kapsama girer. Bu dönemde yaşanan karmaşanın başarılı bir şekilde çözülmesi “özenli ilgi”nin oluşmasını sağlar. Aksi durumda yani kişinin kendi içine aşırı dönmesi dönemin patolojisi olan “reddedicilik” gelişecektir. 8. Gelişim evresi Yaşlılık 60+ yaş Psikososyal kriz Bütünlüğe karşı umutsuzluk Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Akıl. Yaşlılık dönemi Erikson’un psikososyal gelişim kuramının sekizinci ve son dönemidir. Artık insan kendi biricik tüm yaşamını gözden geçirdiğinde, yaşam sürecini kabullenmesi ve istese de değiştiremeyeceğini kabullenmesi durumunda benlik bütünlüğü oluşacaktır. Yaşamından memnun olmayan, başka yaşamlara özlem duyan, pişmanlık yaşayan, başka türlü yaşamak için yeterli zamanının olmadığını bilen insanda umutsuzluk ortaya çıkar. Benlik bütünlüğü ile umutsuzluk karmaşasının başarılı çözülmesi sonucunda “akıl” yani bilgelik ortaya çıkar. Bu dönemin temel patolojisi ise “hor görme”dir. Son söz Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramı sekiz evreden oluşmakta ve birbiri ile bağlantı içinde ilerlemektedir. Kuramın bilimsel veriler yerine etik ilkeleri baz alması, psikanalize bağlılığını yinelemesine rağmen id psikolojisini yok sayması, toplumsal süreçlere fazla önem vermesi kurama yöneltilen eleştirilerdir. Kuramın iç tutarlılığının yüksek olması, terimlerin özenli seçilmesi ve kuramın temel teşkil ettiği deneysel araştırmaların kuramı verimli göstermesi güçlü yanlarını temsil ettiği söylenmektedir. Psikolog Özgür KOÇAK Kaynak Yazgan-İnanç, B., & Yerlikaya, E. E. 2012. Kişilik kuramları.6. baskı. Ankara Pegem Akademi. İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız Depresyondan Çıkış Yolu – Hakan TÜRKÇAPAR SOKRATİK SORGULAMA TEKNİĞİ NEDİR? SOSYAL MEDYANIN BENLİĞİ YOK EDİŞİ TERS PSİKOLOJİ NEDİR? TOKSİK ANNE-BABALAR KİMLERDİR? SERBEST ÇAĞRIŞIM TEKNİĞİ NEDİR?
Erikson’un psikososyal gelişim aşamaları, Erik Erikson tarafından Joan Erikson ile birlikte 20. yüzyılın ikinci yarısında dile getirildiği gibi psikososyal gelişim aşamaları, [1] sağlıklı gelişen bir bireyin bebeklikten, geç yetişkinliğe geçerken gereken sekiz aşamalı bir dizi tanımlayan kapsamlı bir psikanalitik teoridir. Erikson’un sahne teorisi, sekiz yaşam evresinde ilerleyen bireyi biyolojik ve sosyokültürel güçlerini müzakere etme işlevi olarak nitelendirir. Her aşama, bu iki çelişkili gücün psikososyal krizi ile karakterizedir. Eğer bir kişi gerçekten de bu güçleri başarılı bir şekilde uzlaştırırsa krizde ilk bahsedilen özelliği tercih eder, sahneden karşılık gelen erdemle ortaya çıkar. Örneğin, bir bebek yürümeye başlayan aşamaya özerkliğe karşı utanç ve şüphe giriyorsa, güvensizlikten daha fazla güven duyuyorsa, umut erdemi kalan yaşam aşamalarına taşır. [2] Başarıyla tamamlanmayan aşamaların zorluklarının gelecekte sorun olarak ortaya çıkması beklenebilir. Ancak, bir sonraki aşamaya geçmek için bir aşamaya hakim olmak gerekli değildir. Bir aşamanın sonucu kalıcı değildir ve daha sonraki deneyimlerle değiştirilebilir. AŞAMALAR Yaklaşık Yaş erdemler Psikososyal kriz [3] Anlamlı ilişki Varoluşçu soru [4] Örnekler [4] bebeklik2 yaş altı Umut Güven ve Güvensizlik anne Dünyaya güvenebilir miyim? Beslenme, terk etme Toddlerhood2-4 yaş Niyet Otonomi ve Utanç / Şüphe Ebeveynler Ben olmak uygun mu? Tuvalet eğitimi, giysilerin kendileri Erken çocukluk5-8 yaş [5] amaç Girişim ve Suçluluk Aile Yapmam, hareket etmem ve harekete geçmem uygun mu? Keşfetme, araç kullanma veya sanat yapma Orta Çocukluk9-12 yaş [6] yetenek Endüstri ve Aşağılık Komşular, Okul İnsanların ve şeylerin dünyasında yapabilir miyim? Okul, spor Gençlik13–19 yaş [7] doğruluk Kimlik ve Rol Karışıklığı Akranlar, Rol Modeli Ben kimim? Kim olabilirim? Sosyal ilişkiler Erken yetişkinlik20-39 yaş [8] Aşk Samimiyet ve İzolasyon Arkadaşlar, Ortaklar Sevebilir miyim? Romantik ilişkiler Orta Yetişkinlik40-59 yaş [9] Bakım Üretkenlik ve Durgunluk Ev, İş Arkadaşı Hayatımı sayabilir miyim? İş, ebeveynlik Geç Yetişkinlik60 ve üstü [10] bilgelik Ego Bütünlüğü ve Umutsuzluk İnsanlık, benim türüm Ben olmak uygun mudur? Hayata yansıma Umut güvensizliğe karşı güven sözlü-duyusal, bebeklik, 2 yaş altı Varoluşsal Soru Dünyaya Güvenebilir miyim? Erik Erikson teorisinin ilk aşaması, bebeğin temel ihtiyaçlarının ebeveynler tarafından karşılanması ve bu etkileşimin nasıl güvene veya güvensizliğe yol açtığı üzerine odaklanır. Erikson tarafından tanımlanan güven “başkalarının temel güvenirliği ve aynı zamanda kendi güvenilirliğinin temel duygusu” dur. [11]Bebek, beslenme ve rahatlık için ebeveynlere, özellikle anneye bağlıdır. Çocuğun dünyayı ve toplumu göreceli anlayışı ebeveynlerden ve çocukla etkileşimlerinden gelir. Bir çocuğun ilk güveni daima ebeveyn veya bakıcıya aittir; Bununla birlikte, her kim olabilirse, bakıcı ikincil iken, ebeveynler çocuğun gözünde birincildir. Ebeveynler çocuğu sıcaklığa, düzenliliğe ve güvenilir sevgiye maruz bırakırsa, bebeğin dünya görüşü bir güven olacaktır. Ebeveynler güvenli bir ortam sağlamada ve çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayamazsa; güvensizlik duygusu ortaya çıkacaktır. [12] güvensizlik Geliştirme hayal kırıklığı, kuşku, çekilme ve güven eksikliği duygularına yol açabilir. [11] Erik Erikson’a göre, bebeklik dönemindeki temel gelişimsel görev, başta birincil bakıcılar olmak üzere diğer insanların düzenli olarak temel ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığını öğrenmektir. Eğer bakıcılar tutarlı gıda, konfor ve sevgi kaynaklarıysa, bir bebek güveni öğrenir – diğerlerinin güvenilir ve güvenilir olduğunu. Eğer ihmal ederse, hatta belki de küfür ederse, bebek bunun yerine güvensizliği öğrenir – dünyanın dayanılmaz, öngörülemez ve muhtemelen tehlikeli bir yer olduğunu. Olumsuz olsa da, güvensizlikle ilgili biraz deneyime sahip olmak, bebeğin yaşamın ilerleyen dönemlerinde tehlikeli durumları neyin oluşturduğunu anlamalarını sağlar; ancak bebek veya yeni yürümeye başlayan çocuk aşamasında olmak, onları uzun süreli güvensizlik durumlarına sokmamak iyi bir fikirdir çocuğun bir numaralı ihtiyacı güvende, rahat ve iyi bakılmış hissetmektir. [12] Will özerklik karşısında utanç / şüphe kaslı anal, yürümeye başlayan çocuk, 2-4 yaş Varoluşsal Soru Ben Olmak Uygun mu? Çocuk yok edici fonksiyonlar ve motor yetenekler üzerinde kontrol kazandıkça, çevresini keşfetmeye başlar. Ebeveynler hala çocuğun iradesini iddia etmek için dışarı çıkabileceği güçlü bir güvenlik tabanı sağlar. Ebeveynlerin sabrı ve cesareti, çocukta özerkliğin geliştirilmesine yardımcı olur. Bu yaştaki çocuklar çevrelerindeki dünyayı keşfetmeyi severler ve sürekli olarak çevrelerini öğrenirler. Çocuklar sağlık ve güvenlikleri açısından tehlikeli olan şeyleri keşfederken bu yaşta dikkatli olunmalıdır. Bu yaşta çocuklar ilk çıkarlarını geliştirirler. Örneğin, müzikten hoşlanan bir çocuk radyo ile çalmak isteyebilir. Açık alanlardan hoşlanan çocuklar hayvanlar ve bitkilerle ilgilenebilir. Bununla birlikte, son derece kısıtlayıcı ebeveynlerin çocuğa şüphe duygusu ve yeni zorlukları denemek konusunda isteksizlik göstermesi daha olasıdır. Artmış kas koordinasyonu ve hareketliliği kazandıkça, çocuklar kendi ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Kendilerini beslemeye, yıkanmaya ve giyinmeye ve banyoyu kullanmaya başlarlar. Eğer bakıcılar kendi kendine yeterli davranışı teşvik ederse, yeni yürümeye başlayan çocuklar özerklik duygusu geliştirir – birçok sorunu kendi başlarına halledebilme duygusu. Ancak eğer bakıcılar çok erken talep eder veya çocukların yeteneklerini yerine getirmelerine izin vermeyi reddederse veya kendi kendine yeterlilikle ilgili erken teşebbüslerle alay ederse, çocuklar bunun yerine utanç geliştirebilir ve problemleri ele alma yeteneklerinden şüphe edebilirler. Amaç İnisiyatif ve suçluluk lokomotor-genital, erken çocukluk, 5-8 yaş Varoluşsal Soru Benim Yapmam, Hareket Etmem ve Hareket Etmem Uygun mu? Girişim, sadece aktif olma ve hareket halinde olma uğruna bir görevi planlama, üstlenme ve ona saldırma kalitesinin özerkliğine katkıda bulunur. Çocuk çevrelerindeki dünyaya hakim olmayı, fiziğin temel becerilerini ve ilkelerini öğreniyor. İşler düşüyor, yukarı değil. Yuvarlak şeyler yuvarlanıyor. Kolayca zip ve kravat yapmayı, saymayı ve konuşmayı öğrenirler. Bu aşamada, çocuk bir amaç için kendi eylemlerini başlatmak ve tamamlamak istiyor. Suçluluk kafa karıştırıcı yeni bir duygu. Mantıksal olarak suçluluk yaratmaması gereken şeylerden dolayı kendilerini suçlu hissedebilirler. Bu girişim istenen sonuçları vermediğinde suçluluk hissedebilirler. Cesaret ve bağımsızlığın gelişimi, diğer yaş gruplarının yanı sıra üç ila altı yaş arasındaki okul öncesi çocukları belirleyen şeydir. Bu kategorideki küçük çocuklar girişime karşı suçluluk mücadelesiyle karşı karşıyadır. Bee ve Boyd 2004 te tarif edildiği gibi, [12] bu aşamada çocuk bir yargı duygusu planlama ve geliştirme güçlükleriyle karşı karşıyadır. Bu aşamada çocuk inisiyatif almayı öğrenir ve liderlik ve hedefe ulaşma rollerine hazırlanır. Bu aşamada bir çocuk tarafından aranan faaliyetler arasında, tek başına bir caddeden karşıya geçmek veya kasksız bisiklet sürmek; her iki örnek de kendi sınırlarını içerir. İnisiyatif gerektiren durumlarda, çocuk olumsuz davranışlar da geliştirebilir. Bu olumsuz davranışlar, çocuğun planlandığı gibi bir hedefe ulaşamayacağı için hayal kırıklığı hissi geliştirmesinin bir sonucudur ve saldırgan, acımasız ve ebeveynlere aşırı iddialı görünen olumsuz davranışlarda bulunabilir. Nesneleri fırlatma, vurma veya bağırma gibi agresif davranışlar bu aşamada gözlemlenebilir davranışlara örnektir. Okul öncesi çocuklar giderek kendi başlarına görevlerini yerine getirebiliyor ve yeni alanları keşfedebiliyorlar. Artan bu bağımsızlıkla birlikte gerçekleştirilecek faaliyetler hakkında birçok seçenek ortaya çıkıyor. Bazen çocuklar kolayca başarabilecekleri projeleri üstlenirler, ancak diğer zamanlarda yeteneklerinin ötesinde veya başkalarının plan ve faaliyetlerine müdahale eden projeler üstlenirler. Ebeveynler ve okul öncesi öğretmenleri çocukların çabalarını teşvik edip desteklerken, aynı zamanda gerçekçi ve uygun seçimler yapmalarına yardımcı olurlarsa, çocuklar inisiyatif geliştirir – planlama ve taahhüt faaliyetlerinde bağımsızlık. Ancak, bunun yerine, yetişkinler bağımsız faaliyetlerin peşinde koşmaktan vazgeçerse veya onları aptalca ve rahatsız edici olarak reddederse, çocuklar ihtiyaçları ve arzuları hakkında suçluluk geliştirirler. [13] Yetkinlik endüstri vs. aşağılık gecikme, orta çocukluk, 9-12 yaş Varoluşsal Soru İnsan ve Nesneler Dünyasında Başarabilir miyim? Üretken bir durumu tamamlamaya getirmek, oyunun istek ve isteklerini aşamalı olarak geçersiz kılar . Teknolojinin temelleri geliştirildi. Güven, özerklik ve çalışkan becerilere hakim olmama, çocuğun geleceğinden şüphe duymasına, utanç, suçluluk ve yenilgi ve aşağılık deneyimine yol açabilir. [14] Çocuk, yeni beceriler öğrenme veya aşağılık, başarısızlık ve yetersizlik duygusu riskiyle karşı karşıya kalmalıdır. Diyerek şöyle devam etti “Bu yaştaki çocuklar kendilerini birey olarak daha fazla fark ediyorlar.” “Sorumlu olmak, iyi olmak ve doğru yapmak” için çok çalışıyorlar. Artık paylaşmak ve işbirliği yapmak daha makul. Allen ve Marotz 2003 [15] bu yaş grubuna özgü bazı algısal bilişsel gelişim özelliklerini de listelemektedir. Çocuklar mekan ve zaman kavramlarını daha mantıklı ve pratik bir şekilde kavrarlar. Sebep, sonuç ve takvim zamanını daha iyi anlarlar. Bu aşamada, çocuklar daha karmaşık becerileri öğrenmek ve başarmak için isteklidir okuma, yazma, zaman söylemek. Ayrıca ahlaki değerler oluşturuyorlar, kültürel ve bireysel farklılıkları tanımakta ve kişisel ihtiyaçlarının çoğunu ve bakımını asgari yardımla yönetebilmektedir. [15] Bu aşamada, çocuklar bağımsızlıklarını geri konuşup itaatsiz ve asi olarak ifade edebilirler. Erikson, ilkokul yıllarını özgüven gelişimi için kritik olarak gördü . İdeal olarak, ilköğretim okulu, resim çizerek, ilave problemleri çözerek, cümleler yazarak vb. Eğer çocuklar bir şeyler yapmaya ve yapmaya teşvik edilirlerse ve daha sonra başarılarından ötürü övülürlerse, çalışkanlık göstererek, tamamlanıncaya kadar görevlere devam ederek ve zevkten önce iş yaparak endüstri göstermeye başlarlar. Çocuklar bunun yerine çabalarıyla alay edilir veya cezalandırılırsa veya öğretmenlerinin ve ebeveynlerinin beklentilerini karşılayamayacaklarını fark ederse , yetenekleri hakkında aşağılık hissi geliştirirler . [2] Bu yaşta çocuklar özel yeteneklerini tanımaya başlarlar ve eğitimleri geliştikçe ilgi alanlarını keşfetmeye devam ederler. Bu ilgiyi sürdürmek için, atletik yetenekleri olduğunu biliyorlarsa bir spora katılmak veya müzikte iyiyse gruba katılmak gibi daha fazla etkinlik yapmaya başlayabilirler. Kendi yeteneklerini kendi zamanlarında keşfetmelerine izin verilmezse, motivasyon eksikliği, düşük benlik saygısı ve uyuşukluk hissi geliştireceklerdir. İlgi alanı geliştirmelerine izin verilmezlerse “kanepe patates” olabilirler. Sadakat kimlik ve rol karışıklığı ergenlik, 12–19 yaş Varoluşsal Soru Ben Kimim ve Ne Olabilirim? Ergen yeni başkalarına nasıl göründükleri ile ilgilenmektedir. Superego kimliği, gelecekte hazırlanan dış benzerlik ve sürekliliğin, bir kariyer vaadinde kanıtlandığı gibi, kişinin anlamının benzerliği ve sürekliliği ile eşleştiği güvenidir. Bir okula veya mesleki kimliğe yerleşme yeteneği hoştur. Ergenliğin sonraki aşamalarında, çocuk cinsel kimlik duygusu geliştirir. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş yaparken, ergenler yetişkin dünyasında oynayacakları rolleri düşünürler. Başlangıçta, rol karmaşası yaşamaya eğilimlidirler – topluma uyacakları belirli yollar hakkında karışık fikirler ve duygular – ve çeşitli davranış ve faaliyetlerle örneğin arabalarla uğraşmak, komşular için bebek bakıcılığı, bağlılık deney yapabilirler. belirli siyasi veya dini gruplarla birlikte. Sonunda, Erikson önerdi, ergenlerin çoğu kim oldukları ve hayatlarının nereye gittiğine dair bir kimlik duygusu elde ediyorlar. Ergenlik mesleği, cinsiyet rolleri, politika ve bazı kültürlerde dinde kimlik kazanmalıdır. Erikson, ” kimlik krizi ” terimini kullanmasıyla tanınmaktadır . [16] 29 Daha önce gelen ve onu takip eden her aşamanın kendi krizi’ vardır, ama şimdi daha da fazlası, bu çocukluktan yetişkinliğe geçişi işaret eder. Bu pasaj gereklidir çünkü “Bebeklik ve çocukluk boyunca bir kişi birçok kimlik oluşturur. Ancak gençlikte kimlik ihtiyacı bunlar tarafından karşılanmaz.” [17]İnsani gelişmedeki bu dönüm noktası, biri olan kişi’ ile toplumun birinin olmasını beklediği kişi’ arasındaki uzlaşmadır. Ortaya çıkan bu benlik duygusu, geçmiş deneyimleri geleceğin beklentileri ile şekillendirerek’ kurulacaktır. Bir bütün olarak sekiz yaşam aşaması ile ilgili olarak, beşinci aşama kavşaklara karşılık gelir Kimlik aşamasıyla ilgili benzersiz olan şey, daha önceki aşamaların özel bir sentezi ve daha sonraki aşamaların özel bir beklentisi olmasıdır. Gençlik bir kişinin hayatında kendine özgü bir niteliğe sahiptir; çocukluk ve yetişkinlik arasında bir köprüdür. Gençlik radikal bir değişim zamanıdır – ergenliğe eşlik eden büyük beden değişiklikleri, zihnin kişinin kendi niyetlerini ve başkalarının niyetlerini arama yeteneği, toplumun daha sonraki yaşam için sunduğu rollerin aniden keskinleşmesi. [16] Ergenler ” kendileri için sınırları yeniden oluşturma ve bunu sıklıkla potansiyel olarak düşmanca bir dünya karşısında yapma ihtiyacı ile karşı karşıyadır “. [18] Bu genellikle zorlayıcıdır çünkü belirli kimlik rolleri oluşmadan taahhütler istenmektedir. Bu noktada, kişi kimlik karmaşası’ durumundadır, ancak toplum normalde gençlerin “kendilerini bulmalarına” izin verir ve bu duruma moratoryum’ denir Ergenlik sorunu rol karmaşasından biridir – bir kişiyi olgun yaşlarına sokabilecek bir isteksizlik. Doğru koşullar göz önüne alındığında – ve Erikson, bunların bir kişinin özgürce deney yapabileceği ve keşfedebileceği bir psikososyal moratoryumun aslında yeterli alana ve zamana sahip olduğuna inanıyor – ortaya çıkabilecek şey kesin bir kimlik duygusu, kim olduğunun duygusal ve derin bir farkındalığı. [18] Diğer aşamalarda olduğu gibi, biyo-psiko-sosyal güçler iş başında. Kişinin nasıl yetiştirildiği önemli değil, kişinin kişisel ideolojileri artık kendisi için seçiliyor. Genellikle bu, yetişkinlerle dini ve politik yönelimler konusunda çatışmaya yol açar. Gençlerin kendileri için karar verdikleri bir başka alan kariyer seçimleridir ve çoğu zaman ebeveynler bu rolde belirleyici bir söz sahibi olmak ister. Toplum çok ısrarlıysa, genç dış isteklere kavuşacak, onu etkin bir şekilde deney ve dolayısıyla kendini keşfetme konusunda öngörmeye’ zorlayacaktır. Birisi bir dünya görüşü ve mesleğe yerleştiğinde, kendini tanımlamanın bu yönünü farklı bir topluma entegre edebilecekler mi? Erikson’a göre, bir ergen “Ne var?” ve “Onunla ne yapacağım?”[16] Bu aşamaya bağlı olarak, ego sadakat kalitesi – değer sistemlerinin kaçınılmaz çelişkileri ve kafa karışıklıklarına rağmen, sadakatleri özgürce vaat etme yeteneği . Orijinalinde italik [18] Bir sonraki aşamanın Samimiyet genellikle evlilikle karakterize edildiği göz önüne alındığında, birçoğu 20 yaşında beşinci aşamayı kapatmak için caziptir. Bununla birlikte, bu yaş aralıkları, özellikle kimliğin başarılması için aslında oldukça akıcıdır, çünkü topraklanmak, kişinin sadakatinin nesnesini tanımlamak, kişinin “yaşlandığını” hissetmek yıllar alabilir. Genç Adam Luther ve Gandhi’nin Gerçeği biyografilerinde Erikson, krizlerinin sırasıyla 25 ve 30 yaşlarında sona erdiğini belirledi Erikson, dahi insanlar için Kimlik krizinin süresinin sıklıkla uzadığını belirtiyor. Ayrıca endüstriyel toplumumuzda kimlik oluşumunun uzun olma eğiliminde olduğunu, çünkü teknolojik dünyadaki yetişkinliğin görevleri için gereken becerileri kazanmamızın çok uzun sürdüğünü kaydediyor. Yani… kendimizi bulabileceğimiz kesin bir zaman aralığımız yok. On sekizde veya yirmibirde otomatik olarak gerçekleşmez. Bir çok bizim toplum için başparmak yaklaşık kural kişinin yirmili uç bir yere koyardı. [16] Aşk samimiyet ve tecrit erken yetişkinlik, 20-39 yaş Varoluşsal Soru Sevebilir miyim? Samimiyet ve Tecrit çatışması 30 yaş civarında vurgulanmaktadır. Bu aşamanın başlangıcında, kimlik ve rol karışıklığı sona ermekle birlikte, yine de sahnenin temelinde devam etmektedir Erikson, 1950. Genç yetişkinler hala kimliklerini arkadaşlarıyla karıştırmaya heveslidir. Uyum sağlamak istiyorlar. Erikson bazen samimiyetten dolayı izole olduğumuza inanıyor. Reddedilmek ya da ortaklarımız bizimle ayrılmak gibi reddetmelerden korkuyoruz. Acıya aşinayız ve bazılarımız için reddetme o kadar acı vericidir ki egolarımız buna dayanamaz. Erikson ayrıca, “Samimiyetin bir karşılığı vardır Uzaklık izole etmeye ve gerekirse, özü bizim için tehlikeli görünen ve toprakları samimi ilişkilerinin kapsamına girmiş gibi görünen güçleri ve insanları yok etmeye hazır” 1950 . İnsanlar kimliklerini belirledikten sonra, başkalarına uzun vadeli taahhütler vermeye hazırdırlar. Samimi, karşılıklı ilişkiler kurabilirler örneğin yakın dostluklar veya evlilik yoluyla ve bu tür ilişkilerin gerektirdiği fedakarlık ve ödünleri isteyerek yaparlar. İnsanlar bu samimi ilişkileri belki de kendi ihtiyaçları nedeniyle oluşturamazlarsa, bir tecrit duygusu ortaya çıkabilir; karanlık ve öfke duygularını uyandırmak. Bakım üretkenlik ve durgunluk orta yetişkinlik, 40-59 yaş Varoluşsal Soru Hayatımı Önemlendirebilir Miyim? Üretkenlik nesil yol gösterici husustur. Sosyal olarak değerli çalışmalar ve disiplinler, üretkenlik ifadeleridir. Yetişkinlerin üretkenlik aşaması aileye, ilişkilere, işe ve topluma geniş bir uygulama alanına sahiptir. “O halde üretkenlik, öncelikle yeni neslin kurulması ve yönlendirilmesinde endişe kaynağıdır … kavramın … üretkenliği ve yaratıcılığı içermesi amaçlanmaktadır.” [19] Orta yaşta birincil gelişim görevi topluma katkı sağlamak ve gelecek nesillere rehberlik etmektir. Bir kişi bu süre zarfında, belki de bir aile kurarak veya toplumun iyileşmesine yönelik olarak katkıda bulunduğunda, bir üretkenlik duygusu – bir üretkenlik ve başarı duygusu – sonuçlanır. Buna karşın, ben merkezli ve toplumun ilerlemesine yardımcı olamayan veya isteksiz olan bir kişi, durgunluk hissi geliştirir – göreceli verimlilik eksikliğinden memnuniyetsizlik. Orta yetişkinlikte merkezi görevler Sevgiyi cinsel temaslardan daha fazla ifade edin. Sağlıklı yaşam kalıplarını koruyun. Dostumla birlik duygusu geliştirin. Büyüyen ve yetişkin çocukların sorumlu yetişkinler olmalarına yardımcı olun. Yetişkin çocukların yaşamındaki merkezi rolü bırak. Çocukların arkadaşlarını ve arkadaşlarını kabul et. Rahat bir ev yaratın. Öz ve eş / eş başarılarından gurur duyun. Yaşlanan ebeveynlerle rolleri ters çevirin. Olgun, sivil ve sosyal sorumluluk kazanın. Orta yaşın fiziksel değişikliklerine ayarlayın. Boş zamanlarınızı yaratıcı bir şekilde kullanın. Bilgelik umutsuzluğa karşı ego bütünlüğü geç yetişkinlik, 60 yaş ve üstü Varoluşsal Soru Ben Olmuş Olmam mı? Yaşlandıkça ve yaşlılar olduktan sonra üretkenliğimizi yavaşlatma ve emekli bir insan olarak hayatı keşfetme eğilimindeyiz. Bu süre zarfında başarımızı düşünüyor ve kendimizi başarılı bir yaşam sürdüğünü görürsek dürüstlük geliştirebiliyoruz . Hayatımızı verimsiz görürsek veya yaşam hedeflerimize ulaşmadığımızı hissedersek, yaşamdan memnun olmaz ve genellikle depresyon ve umutsuzluğa yol açan umutsuzluk geliştiririz . Son gelişimsel görev geriye dönüktür insanlar hayatlarına ve başarılarına bakarlar. Mutlu, üretken bir yaşam sürdüklerine inanırlarsa, memnuniyet ve dürüstlük duyguları geliştirirler. Bunun yerine, hayal kırıklıklarına ve ulaşılamayan hedeflere bakarlarsa umutsuzluk duygusu geliştirebilirler. Bu aşama, bir kişi yaşamının sonuna yaklaştığını hissettiğinde terminal hastalık tanısı alırken olduğu gibi diziden çıkabilir. Dokuzuncu aşama Psikososyal Krizler İlk sekiz aşamanın tamamı ters sıra sırasıyla Erik Erikson ile evlenen ve işbirliği yapan Joan M. Erikson , The Life Cycle Completed Extended Version Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş Sürüm e dokuzuncu bir aşama ekledi . [20] Yaşayan dokuzuncu aşamada, o yazdı “Kişinin Seksenli ve doksanlı yaşlılık onunla yeni talepler, değerlemelerde ve günlük zorlukları getiriyor”. Bu yeni zorlukların üstesinden gelmek için “yeni bir dokuzuncu aşama belirlemek” gerekir. Erikson, dokuzuncu aşama hakkında yazdığı zaman doksan üç yaşındaydı. [21] Joan Erikson, sekiz aşamanın hepsinin “dokuzuncu aşamada alakalı ve yinelenen” olduğunu gösterdi. [22] Dokuzuncu aşamada, sekiz aşamanın psikososyal krizleri yeniden karşı karşıya gelir, fakat bölüm sırası tersine çevrilir. Örneğin, ilk aşamada bebeklik, psikososyal kriz “Güven’e karşı Güvensizlik”, Güven “sintonik bölüm” ve Mistrust “distonik” olmuştur. [23] Joan Erikson önceki psikososyal krizleri dokuzuncu aşamaya aşağıdaki gibi uygular “Temel Güvensizliğe Karşı Güven Umut” Dokuzuncu aşamada, “yaşlılar kendi yeteneklerine güvensizlik yapmaya zorlanır” çünkü kişinin “bedeni kaçınılmaz olarak zayıflar”. Yine de, Joan Erikson “ışık varken,” parlak ışık ve vahiy “için umut olduğunu iddia ediyor. [24] “Utanç ve Şüphe ve Özerkliğe Karşı mı” Dokuzuncu aşamadaki yaşlılar “kayıp kontrolün utancı” ile yüzleşiyor ve kendi bedenleri üzerindeki özerkliklerinden şüphe ediyorlar “. Yani “utanç ve şüphe aziz özerkliğe meydan okuyor”. [25] “Aşağılık ve Endüstri Yeterlilik” Yaşlıların bir zamanlar sahip olduğu bir “itici güç” olarak sanayi dokuzuncu aşamada geçmiştir. “Yaşlanma yüzünden beceriksiz olmak” küçümser ve büyükleri “büyük yaştaki mutsuz küçük çocuklar gibi” yapar. [26] “Kimlik karmaşası ve Kimlik Sadakat” Yaşlılar, dokuzuncu aşamadaki “varoluşsal kimlikleri” ve “statü ve rol hakkında gerçek bir belirsizlik” konusunda kafa karışıklığı yaşarlar. [27] “Tecrit ve Samimiyet Sevgi” Dokuzuncu aşamada, “samimiyet ve sevgi yılları” genellikle “tecrit ve yoksunluk” ile değiştirilir. İlişkiler “yeni yetersizlikler ve bağımlılıklar tarafından gölgede kalıyor”. [28] “Durgunluğa Karşı Üretkenlik Bakım” Tatmin ve aile ilişkilerinin “yedinci aşamasındaki üretkenlik, tatmin edici bir şekilde giderse” hayatta kalmak için harika bir zamandır “. Seksenli ve doksanlı yıllarda, üretkenlik veya bakım için daha az enerji vardır. Böylece, “bir durgunluk hissi iyi geçebilir”. [29] “Umutsuzluk ve Tiksinme ve Dürüstlük Bilgelik” Dürüstlük “yaşlıların duyularına ciddi bir talep getirir”. Bilgelik, dokuzuncu etap büyüklerinin “genellikle sahip olmadığı” kapasiteleri gerektirir. Sekizinci aşama, bir “tiksinme ve umutsuzluk derecesi” uyandırabilen retrospeksiyonu içerir. Dokuzuncu aşamada, içgözlemin yerini kişinin “kapasite kaybı ve parçalanması” ndan talep edilen dikkat alır. [30] Dokuzuncu aşamada yaşayan Joan Erikson, dokuzuncu aşamadaki psikososyal krizin ilk aşamadaki gibi “kutsanmış olduğumuz” temel güven ile karşılanabileceğine olan güvenini ifade etti. [31] FREUD SONRASI TEORİNİN GELİŞİMİ Erikson , [32] Sigmund Freud kızı Anna Freud’un öğrencisiydi ve psikanalitik kuram ve psikoseksüel aşamalar sekiz aşamadan temel hatlarıyla, çocukluk ile ilgili en az olanlara katkıda bulunmuştur. Yani, Erikson’un yaşam evrelerinin ilk dördü Freud’un sırasıyla oral, anal, fallik ve gecikme evrelerine karşılık gelir. Ayrıca, ergenliğin beşinci aşamasının psikoseksüel gelişimdeki genital aşamaya paralel olduğu söylenir İlk üç aşama Freud teorisiyle bağlantılı olsa da, bunların çok farklı hatlarda tasarlandıkları görülebilir. Vurgu, cinsel modlar ve bunların sonuçları, her aşamadan ortaya çıkan ego nitelikleri kadar değildir. Bireysel gelişim sekansını toplumun daha geniş bağlamıyla ilişkilendirme girişimi de vardır. [18] Erikson, ergenlik döneminde durmayan bir yaşam boyunca bir dinamik gördü. Ayrıca yaşam evrelerini bir döngü olarak görüyordu bir neslin sonu diğerinin başlangıcıydı. Sosyal bağlamında bakıldığında, yaşam evreleri bir birey için doğrusal fakat toplumsal gelişim için daireseldi [33] Freud’un görüşüne göre, kalkınma büyük ölçüde ergenlik tarafından tamamlanmaktadır. Bunun aksine, Freud’un öğrencilerinden biri olan Erik Erikson 1902-1994, gelişimin yaşam boyunca devam ettiğine inanıyordu. Erikson, Freud tarafından atılan vakfı aldı ve yetişkinlik ve geç yaşama kadar genişletti. [34] ELEŞTİRİ Erikson’un psikososyal gelişim teorisinin önemli bir eleştirisi, öncelikle Avrupalı veya Amerikalı erkeklerin gelişimini tanımlamasıdır. [35] Erikson’un kuramı onun aşamaları sıralı olarak kabul ve sadece o anlaşılacağı yaş aralıkları içinde oluşan olmalıdır olup olmadığı sorgulanabilir. İnsanların ergenlik yıllarında sadece kimlik arayışında olup olmadıkları veya diğer aşamaların tamamlanabilmesi için bir aşamanın gerçekleşmesi gerekip gerekmediği konusunda bir tartışma [ atıf yapılması gerekmektedir ] . Ancak Erikson, bu süreçlerin her birinin yaşam boyunca bir şekilde veya başka bir şekilde gerçekleştiğini ve bu “aşamaları” yalnızca bu zamanlarda çatışmaların en belirgin hale geldiği için vurgular. [36] Erikson ile ilgili ampirik araştırmaların çoğu ergenlik ve kimlik oluşturma girişimleriyle ilgili. Teorik yaklaşımı, özellikle ergenlik çağında James E. Marcia tarafından incelenmiş ve desteklenmiştir . [37] Marcia’nın iş kimliğinin farklı şekillerde ayırt etmiştir ve ergenlik döneminde en tutarlı kendini kavramını oluşturan bu insanlar erken erişkinlikte samimi ekleri yapmak en yetenekli olanlar olduğu bazı ampirik kanıtlar vardır. Bu, Eriksonian teorisinin erken yetişkinlik krizini çözmek için en iyi donanımlı olanların ergenlik krizini en başarılı şekilde çözenler olduğunu öne süren kısmını desteklemektedir. KAYNAKÇA Robert Mcg. Thomas Jr., “Joan Erikson 95’te Öldü; Yaşam Döngülerinde Şekilli Düşünce,”New York Times ölüm ilanı, 8 Ağustos 1997. Online adresinde -erikson-95-şeklinde-ü . Crain, William 2011. Gelişim Kuramları Kavramlar ve Uygulamalar6. baskı. Yukarı Eyer Nehri, NJ Pearson Education, 978-0-205-81046-8. “Erikson Eğitimi Ana Sayfası” . . Macnow, Alexander Stone, ed. 2014. MCAT Davranış Bilimi Dergisi. New York Kaplan Yayınları. s. 978-1-61865-485-4. İnsani gelişme yaşam süresine psikolojik, biyolojik ve sosyolojik bir yaklaşım “III 5–8 Oyun Yaşı Girişimi ve Suçlu Ailesi Amacı”. İnsani gelişme yaşam süresine psikolojik, biyolojik ve sosyolojik bir yaklaşım “IV 9–12 Okul Çağı Sanayi ve Aşağılık Mahallesi, Okul Yeterliliği”. İnsani gelişme yaşam süresine psikolojik, biyolojik ve sosyolojik bir yaklaşım “V 13–19 Ergenlik Kimlik ve Kimlik Karışıklık Grupları Liderlik Modelleri Sadakat”. Kuşaklararası Programlar Zorunluluklar, Stratejiler, Etkiler, Eğilimler “Birincisi,” intamacy vs isolation “mücadelesi olarak tanımladığı genç yetişkinliği 20-39 yaş olarak görüyor. Kuşaklararası Programlar Zorunluluklar, Stratejiler, Etkiler, Eğilimler “Orta yetişkinlikte 40-59 yaş,” üretkenliğe karşı durgunluk “çatışması ortaya çıkar. Kuşaklararası Programlar Zorunluluklar, Stratejiler, Etkiler, Eğilimler “Arşivlenmiş kopya”. Arşivlenmişorijinal2012-11-27 tarihinde. Erişim tarihi2012-04-16 . Arı, Helen; Boyd, Denise Mart 2009. Gelişmekte Olan Çocuk12. baskı. Boston, MA Pearson. ISBN 978-0-205-68593-6. Axia Üniversite Materyalleri 2010 “Sosyal-Duygusal Gelişim Aşamaları – Erik Erikson” . . Çocuk Gelişimi Enstitüsü . Erişim tarihi 8 Mayıs 2015 . Allen, Eileen; Marotz, Lynn 2003. Oniki Yıldan Önce Doğum Öncesi Gelişim Profilleri4. baskı. Albany, NY Thomson Delmar Öğrenme. ISBN 978-0-7668-3765-2. Gross, Francis L. 1987. Erik Erikson ile tanışın Düşüncesine Davet . Lanham, MD Amerika Üniversite Yayınları. s. 47. ISBN 0-8191-5788-0. Wright, Jr, J. Eugene 1982. Erikson Kimlik ve Din . New York, NY Seabury Press. s. 73 . ISBN 0-8164-2362-8. Stevens, Richard 1983. Erik Erikson Giriş . New York, NY St. Martin Yayınları. ss. 48–50. ISBN 978-0-312-25812-2. Slater, Charles L. 2003, “Durgunluğa karşı üretkenlik erikson’un insan gelişiminin yetişkin aşamasının detaylandırılması”, Journal of Adult Development , 10 1 53–65, doi / a 1020790820868 Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 4, 105. James Mooney, Joe L. Kincheloe, “Erik Erikson”, Raymond A. Horn, editörler, Praeger Eğitim ve Psikoloji El Kitabı, Cilt 1 Praeger, 2007, 78. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 106. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 106-107. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 107-108. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 109. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 109-110. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 110–111. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 111–112. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 112–113. Erik H. Erikson, Joan M. Erikson, Yaşam Döngüsü Tamamlandı Genişletilmiş VersiyonWW Norton, 1998, 112–113. Wrightsman, Lawrence S. 1994. Yetişkin Kişilik Gelişimi . Thousand Oaks, CA Sage Publications, Inc. s. 61 . ISBN 0-8039-4400-4. Erikson, Erik H. 1993 [1950]. Çocukluk ve Toplum . New York, NY WW Norton ve Şirketi. s. 242 . ISBN 978-0-393-31068-9. Kail, Robert V. ve Cavanaugh, John C. 2004. İnsani gelişme Yaşam boyu bir görüş 3. baskı. Belmont, CA Thomson / Wadsworth . s. 16. ISBN 978-0-534-59751-1. Gilligan, C. 1982. Farklı bir sesle Psikolojik teori ve kadınların psikolojik gelişimi . Harvard Üniversitesi Yayınları. Erikson, Erik 1956. “Ego kimliği sorunu” pdf . Amerikan Psikanaliz Derneği Dergisi . 4 56–121. doi / 000306515600400104 . Erişim tarihi 2012-01-28 . Marcia, James E. 1966. “Ego kimlik durumunun geliştirilmesi ve doğrulanması” PDF. Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi . 3 551-558. doi / h0023281 . PMID 5939604 . Erişim tarihi 2012-01-28 .
erikson ve psikososyal gelişim kuramı